Kulak kepçesi nedir, Kulak kepçesi ne demek

Kulak kepçesi; bir anatomi terimidir.

  • Kulağın sesi toplayarak orta kulağa göndermeye yarayan, yarım daire biçimindeki bölümü, sayvan

Biyoloji'deki anlamı:

Memelilerde bir çift bulunan dış kulağın sesi toplamaya yarayan kıkırdaktan yapılmış kıvrımları olan dış parçası.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Dış kulakta ses dalgalarını almaya yarayan, her yönü deriyle kaplı ve elastik kıkırdağı içeren çift oluşum, aurikula.

Zooloji alanındaki anlamı:

Memelilerde, dış-kulağın sesi toplamaya yarayan kıkırdaktan yapılmış girintili çıkıntılı olan dış parçası.

İngilizce'de Kulak kepçesi ne demek? Kulak kepçesi ingilizcesi nedir?:

auricle, pinna

Kulak kepçesi tanımı, anlamı:

Kulak : Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Varlıklı Rus köylüsü. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Saban kulağı. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

 

Kepçe : Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Orta : Orantı. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. İyi ile kötü arasındaki durum. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Yeniçeri Ocağında tabur. Ne uzun ne kısa, midi. Ne büyük ne küçük, midi. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm.

Gönderme : Göndermek işi, irsal. Sözlükçülükte bir madde başını işlerken, ilgisi dolayısıyla başka bir madde başına yollama.

 

Yarım : Bir bütünün yarısı olan miktar. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Hastalıklı, sakat, sağlıksız.

Daire : Saz takımında usul vurmaya yarayan tef. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü.

Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.

Bölüm : Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

Kulak kepçesinin kesilmesi : Görünümün arzu edilen biçimde olması veya kulakların dik durması amacıyla Bokser, Schnauzer, Doberman pinşır, Danua ve Boston teriyeri gibi köpek ırklarında estetik amaçla kulakların kesilme işlemi, otektomi.

Diğer dillerde Kulak kepçesi anlamı nedir?

İngilizce'de Kulak kepçesi ne demek? : n. auricle, pinna

Almanca'da Kulak kepçesi : n. Ohrmuschel