Headset türkçesi Headset nedir
- Kafa takımı.
- Kulaklıklı telefon.
- (ikili) kulaklık.
- Kulaklık.
- Baş takımı.
- Kulaklıklı.
- Mikrofonlu kulaklık.
- Telsiz konuşması için kullanılan başlık.
- İkili kulaklık.
Headset ile ilgili cümleler
English: Please show me how to use the headset.
Turkish: Lütfen kulaklığı nasıl kullanacağımı bana göster.
Headset ingilizcede ne demek, Headset nerede nasıl kullanılır?
Headsets : Kulaklık.
Heads of chapters : Konu başlıkları. Bölüm başlıkları.
Heads of the local authority : Yerel yönetimlerin başkanları. Belediye ve ilçelerin liderleri.
Heads of the political camps : Parti içindeki çeşitli siyasi grupların liderleri. Ayrı siyasi grupların liderleri.
Heads or tails : Yazı mı tura mı. Yazı tura oyunu. Yazı mı. Yazı tura. Tura mı.
Put their heads together : Kafa kafaya vermek. Baş başa vermek. Baş başa verip düşünmek.
Heads up display : Pilotun ileri görüş alanına doğrudan yansıtılan bilgi görüntüleme (askeri). Baş üzeri göstergesi. Baş üstü göstergesi. Baş yukarı göstergesi.
Heads will roll : İnsanlar işlerini kaybedecek. İnsanlar cezalandırılacak. Çok kelle gidecek. Çok can yanacak.
Column heads : Sütun başları.
Lay heads together : Baş başa vermek.
İngilizce Headset Türkçe anlamı, Headset eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Headset ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hearing aid : İşitme aygıtı. İşitme yardımı. İşitme yardım cihazı. İşitme aleti. İşitme cihazı.
Earlaps : Kulak kepçesi. Kulakları sıcak tutmak amacıyla bir şapkaya eklenmiş iki kanatçıktan biri.
Earpieces : Gözlük sapı.
Earflap : Kulak koruyucu. Şapkaya eklenmiş kulak koruyucuları.
Telephone receiver : Telefon alıcısı. Telefon kulaklığı.
Deaf aid : İşitme cihazı.
Earphone : Telefon kulaklığı. Kulak etrafındaki saç lülesi.
Receiver : Karşılayan. İcra memuru. Yediemin. Bir telefon çevrimindeki kiplenik akımları ses dalgasına dönüştüren çevireç. bir vericinin yayınladığı imlemleri işitilebilir imlere dönüştüren düzenek. Bir tecim belgitini düzenliyenden alan ilk kişi. bir tecim belgitinde yazılı parayı borçlusundan alan kişi. Telefon ahizesi. Ahize (telefon). Yığın iletişiminde örgütlü ya da örgütsüz aktarma araçlarıyla, kendisine bilgi ya da ileti yollanan kişi. Tenis, bilgisayar, fizik, uzay, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Kabul eden kimse.
Earlap : Kulakları sıcak tutmak amacıyla bir şapkaya eklenmiş iki kanatçıktan biri. Kulak kepçesi.
Headset synonyms : headsets, ear muff, headphone, cans, ear protector, earpiece, headphones, earphones.

Bu kısımda Headset kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Headset ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Headset anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Headset ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.