Hearing aid türkçesi Hearing aid nedir

  • İşitme aleti.
  • İşitme aygıtı.
  • Kulaklık.
  • İşitme yardım cihazı.
  • İşitme cihazı.
  • İşitme yardımı.

Hearing aid ile ilgili cümleler

English: Ali can hardly hear without his hearing aid.
Turkish: Ali işitme cihazı olmadan neredeyse duyamıyor.

English: I paid twenty thousand yen for this hearing aid.
Turkish: Ben bu işitme cihazı için 20.000 yen ödedim.

English: I think I need a hearing aid.
Turkish: Sanırım bir işitme cihazına ihtiyacım var.

English: Ali is wearing a hearing aid.
Turkish: Ali bir işitme cihazı takıyor.

Hearing aid ingilizcede ne demek, Hearing aid nerede nasıl kullanılır?

Hearing : İşitme. Duyma. Açıklama. Mahkeme. Celse. Yargıtay duruşması. Görüşme. Oturum. Dinleme. Duruşma yöntemi.

Aid : Alet. Yardım etmek. İnfak. İane. Yardım. El uzatmak. Yardımcı olmak. Yardim etmek. Yardımcı. Destek.

Hearing continuance : Davanın ertelenmesi. Dava erteleme durumu (hukuk terimi).

Hearing distance : Sesin duyulabileceği uzaklık. Duyma menzili. Duyulabilir uzaklık.

Hearing examiner : Soruşturma memuru. Kurumun kendi yasal yetkilerini uygulayabilmesi için inceleme veya idari soruşturma yürütmek için devlet kurumunun atadığı memur.

Hearing handicap : Olağan yakınlıktaki bir kaynaktan çıkan olağan güçteki sesin dış, orta ve iç kulaktan geçerek beyne ulaşıp tam olarak algılanmaması sonucu sağırlık ya da ağır işitme biçiminde beliren özür. bk. ağır işiten, sağır. İşitme özürü.

 

İngilizce Hearing aid Türkçe anlamı, Hearing aid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hearing aid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ear protector : Kulakları yüksek seslerden koruyan kulak koruyucuları. Kulaklıklar. Kulak koruyucuları.

Cans : (argo) kulaklıklar.

Headset : Kafa takımı. İkili kulaklık. Mikrofonlu kulaklık. Kulaklıklı telefon. Telsiz konuşması için kullanılan başlık. Baş takımı. Kulaklıklı. (ikili) kulaklık.

Earlaps : Kulak kepçesi. Kulakları sıcak tutmak amacıyla bir şapkaya eklenmiş iki kanatçıktan biri.

Earflap : Kulak koruyucu. Şapkaya eklenmiş kulak koruyucuları.

Earphone : Telefon kulaklığı. Kulak etrafındaki saç lülesi.

Earlap : Kulakları sıcak tutmak amacıyla bir şapkaya eklenmiş iki kanatçıktan biri. Kulak kepçesi.

Earpiece : Gözlük sapı.

Earphones : Kulak etrafındaki saç lülesi.

Hearing aid synonyms : headsets, headphone, deaf aid, ear muff, headphones, earpieces.