Telephone receiver türkçesi Telephone receiver nedir

  • Telefon kulaklığı.
  • Telefon alıcısı.
  • Kulaklık.

Telephone receiver ile ilgili cümleler

English: Ali picked up the telephone receiver and put it to his ear.
Turkish: Ali telefon ahizesini aldı ve onu kulağına koydu.

Telephone receiver ingilizcede ne demek, Telephone receiver nerede nasıl kullanılır?

Telephone : Telefon açmak. Zeng etmek. Telefon etmek. Telefon ile konuşmak. Alısünlemek. Çınka. Telefonda söylemek. Alısün. Telefon.

Receiver : Ahize (telefon). Başlama vuruşunu karşılayan oyuncu. Yığın iletişiminde örgütlü ya da örgütsüz aktarma araçlarıyla, kendisine bilgi ya da ileti yollanan kişi. Paraları alan, alıcısı adına borçlusundan toplayan kişi. Telefon ahizesi. Reseptör. Para alıcısı. Ahize. Yataklık eden. Alıcı.

Telephone bell : Telefon zili.

Telephone bill : Telefon faturası.

Telephone book : Telefon rehberi. Telefon fihristi. Rehber.

Telephone booth : Telefon kulübesi. Kulübe. Telefon kabini. Alısün kulübesi.

İngilizce Telephone receiver Türkçe anlamı, Telephone receiver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Telephone receiver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ear protector : Kulaklıklar. Kulak koruyucuları. Kulakları yüksek seslerden koruyan kulak koruyucuları.

 

Headphones : Kulaklıklar. Telefon kaskı. (ikili) kulaklık.

Cans : (argo) kulaklıklar.

Earphone : Kulak etrafındaki saç lülesi.

Earpiece : Gözlük sapı.

Earlap : Kulak kepçesi. Kulakları sıcak tutmak amacıyla bir şapkaya eklenmiş iki kanatçıktan biri.

Hearing aid : İşitme aleti. İşitme cihazı. İşitme yardım cihazı. İşitme aygıtı. İşitme yardımı.

Ear muff : Kulaklık (soğuğa karşı). Kulak manşonu.

Headset : Kulaklıklı telefon. Telsiz konuşması için kullanılan başlık. (ikili) kulaklık. Kafa takımı. Mikrofonlu kulaklık. İkili kulaklık. Baş takımı. Kulaklıklı.

Telephone receiver synonyms : headsets, earlaps, earphones, earpieces, headphone, earflap, deaf aid.