Eases türkçesi Eases nedir

Eases ile ilgili cümleler

English: "Let him be jealous if he pleases!" "So what?"
Turkish: "İstediği kadar kıskansın!" "Ne olacak yani?"

English: Ali teases me all the time.
Turkish: Ali her zaman beni kızdırır.

English: Ali never ceases to amaze me.
Turkish: Ali beni şaşırtmaktan asla vaz geçmez.

English: About a third of these diseases can be cured, but the others may be serious, or even fatal.
Turkish: Bu hastalıkların yaklaşık üçte biri tedavi edilebilir fakat diğerleri ciddi, hatta ölümcül olabilir.

English: Ali always does as he pleases.
Turkish: Ali her zaman hoşuna gittiği gibi yapar.

Eases ingilizcede ne demek, Eases nerede nasıl kullanılır?

Actinic diseases : Derinin aktinik hastalıkları. Aktinik hastalıklar.

Actinic skin diseases : Güneş ışığındaki aktinik radyasyon olarak bilinen kimi bileşenler tarafından oluşturulan özel hastalık grubu, aktinik hastalıklar. güneş yanığı, fotosentitizasyon, fotoalerji ve deri kanserlerinden oluşur. Derinin aktinik hastalıkları.

Animal parasitic diseases : Hayvanların paraziter hastalıkları. Paraziter organizmaların neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyonlar.

 

Appeases : Sakinleştirmek. Yatıştırmak. Azaltmak. Gidermek (açlık). Tatmin etmek. Bastırmak (açlığı vb). Gidermek. Gönlünü almak. Doyurmak. Bastırmak.

Blood diseases : Hayvanlarda kan paraziti hastalıkları. Hematolojik hastalıklar. Kan hastalıkları. Ya tek başına kanda veya hem kanda hem de dokulara yerleşen kan protozoonlarının neden olduğu (babesiozis, tripanosomiozis, theileriozis, leishmaniozis vb.) hastalıklar.

Deceases : Cavlağı çekmek. Ölüm. Vefat. Ölmek. Ölme. Vefat etmek. Hayatını teslim etmek. Cartayı çekmek.

Decreases : Küçültmek. Küçülmek. Düşmek. Eksilmek. Eksiltmek. İnmek. Azaltmak. Azalmak.

Displeases : Darıltmak. Canını sıkmak. Sinirlendirmek. Gücendirmek. Hoşa gitmemek. Hoşuna gitmemek. Kızdırmak.

Diagnosing diseases : Hastalıkları teşhis etme. Hastalıkların belirti ve işaretlerini tanımlama. Hastalıkları tanımlama.

Degreases : Yağını almak. Yağını gidermek. (yün) yağını gidermek. Yağdan arındırmak.

İngilizce Eases Türkçe anlamı, Eases eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eases ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extend condolences : Acısını paylaştığını ifade etmek. Taziyelerini sunmak. Derdini paylaştığını belirtmek. Avutmak. Teselli etmek. Sempatisini ifade etmek.

Facility : İstidat. Yetenek. Sühulet. Tesis. İmkan. Fırsat. Vasıta.

Allays : Azaltmak. Gidermek. Bastırmak. Sakinleştirmek.

Limber up : Spor bedeni ısıtmak. Çevikleştirmek. Top arabasına ön parçayı bağlamak. Isınma hareketleri yapmak. Yumuşatmak. Harekete alıştırmak. Yumuşamak.

 

Above water : Tehlikesiz. Sıkıntıdan uzak. Suyun yüzeyinin üstünde. Risksiz.

Affable : Tatlı. Cana yakın. Hatırşinas. Arkadaş canlısı. İçten. Sokulgan. Hoş. Dostça ve sokulgan. Nazik.

Alleviate : Teskin etmek. Bastırmak. Yüreğine su serpmek. Azalma. Hafiflemek. Kısmen gidermek. Hafifleme.

Ease off : Baskıyı azaltmak. Gevşemek. İnmek. Hafiflemek. Yavaşlamak. Azalmak. Gerginliğini kaybetmek.

Cadillacing : (argo) sakin. Halletme. Sakin olma. Michigan eyaletinde şehir.

At ease : Başı dinç. İçi rahat. Huzurlu. Müsterih. Teklifsiz.

Eases synonyms : locomote, assuages, catalysing, abating, cosiness, expediting, chill out, amenity, complacency, calm down, enervates, catalyzed, loosen, alleviating, assuage, simplicity, freshen up, effortlessness, facilitate, assuaging, comfier, commodiousness, freshening up, hang loose, comfiest, appeases, allayed, catalyse, convenience, comfort, conveniences, calmed down, loosen up.

Eases zıt anlamlı kelimeler, Eases kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Unmitigated : Hafiflememiş. Katıksız. Daniska. Dinmeyen. Azalmamış. Hafiflemeyen. Tam. Tam anlamıyla.