Eat in türkçesi Eat in nedir

  • Evde yemek.

Eat in ile ilgili cümleler

English: Can you recommend a good place to eat in Boston?
Turkish: Yemek yemek için Boston'da iyi bir yer tavsiye eder misin?

English: Ali eats more fish in a week than I eat in a year.
Turkish: Ali bir haftada benim bir yılda yediğimden daha çok balık yiyor.

English: Ali thinks people shouldn't eat in public.
Turkish: Ali insanların herkesin önünde yemek yememeleri gerektiğini düşünüyor.

English: Ali made his servants eat in the dark.
Turkish: Ali hizmetçilerine karanlıkta yemek yedirdi.

English: Can I eat in my room?
Turkish: Odamda yemek yiyebilir miyim?

Eat in ingilizcede ne demek, Eat in nerede nasıl kullanılır?

Eat : Bitirmek. Aşındırmak. Tüketmek. Çok yemek yemek. Zıkkımlanmak. İçmek (çorba). Yemek. Kemirmek. Yemek yemek. Buyurmak.

In : Gelmiş olan. İçine. İçeri doğru yönelen. Çok moda olan. De. Dahili. Halinde. Tutulan. İçinde. Da.

Eat into : Kemirmek. Büyük bir parça almak (özellikle de mali veya başkaca birikimlerle ilgili olarak). Bir ağız almak.

Eat at : Erozyona uğratmak. Aşındırmak. Sürüklemek.

Eat away : Yiyip durmak. Yemek. Yavaş yavaş yok etmek. Yavaş yavaş yemek. Sürüklemek. Aşındırmak. Erozyona uğratmak. Yavaş yavaş aşındırmak.

Eat breakfast : Kahvaltı etmek.

 

Eat crow : Göt olmak. Onur kırıcı bir şeye zorlanmak. Hatasını kabule zorlanmak. Tükürdüğünü yalamak. Zorlanmak. Bozum olmak.

İngilizce Eat in Türkçe anlamı, Eat in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eat in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dine in : Evde akşam yemeği yemek. İçeride yemek yemek.