Edenite türkçesi Edenite nedir

  • Edenit.

Edenite ingilizcede ne demek, Edenite nerede nasıl kullanılır?

Edenic : Cennete özgü. Cennet ile ilgili. Cennetsi. Cennetvari.

Phagedenic : Fajedenik. Fagedenik.

Garden of eden : Aden bahçesi. Cennet bahçesi. İrembağı. Aden.

The fall from eden : Hz. adem ve hz. havva'nın bilgelik ağacı'nın meyvesini yedikten sonra cennet'ten kovulması. İyi bir dönemin sonu. Düşüş. Çöküş. Cennetten çıkarılış. Cennet'ten düşüş.

Eden : İdaho eyaletinde şehir. Cennet. New york eyaletinde yerleşim yeri. Aden. Teksas eyaletinde şehir. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Cennet bahçesi. North carolina eyaletinde yerleşim yeri.

Accedence : Razı olma eylemi. Kabul etme eylemi. Anlaşmaya varma eylemi.

Edentulous : Dişsiz. Dişleri olmayan. Edantulus.

Edentation : Dişsizlik.

Antecedence : Evvellik. Yıldızlara bakınca hareket ediyormuş gibi hissetme. Önce olma. Takaddüm. Öncellik. Öncelik. Öncelikli olma. Bir sıra düzeni içinde birbirini izleyen uyaran ya da sınarlar arasında ya da sıralayıcı bir ölçekte dizilenmiş bireyler arasında önce gelenin taşıdığı sırasal konum.

Edentates : Dişsiz memeli. Edentat. Dişsiz. Edantat.

İngilizce Edenite Türkçe anlamı, Edenite eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Edenite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Recall : Geri almak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Çağrıştırmak. Bir görüşmecinin bilgi almak üzere evde ya da yerinde bulamadığı kişilerle görüşebilmek amacıyla ele geçirilemeyen örnekleri genellikle en çok üç kez olmak üzere araması. Bilgi erişimde, erişilen anlamlı belge sayısının derlemde bulunan toplam anlamlı belge sayısına oranı. Hatırlama. Uyandırmak (duygu). Görevden almak. Görevden alma. Geri istemek.

Name : Demek. İsmiyle çağırmak. Adlandırılmak. Şöhret. Adını vermek. İsim. Adlandırmak. Adını söylemek. Ünlü kimse.

Express : Belli. Açık etmek. Özel. Düşüncelerini belirtmek. Belli etmek. Kesin. Süratli. Hızlı. Açık. Ekspres.

Designate : Uygulamak. Tayin etmek. Görevlendirmek. Tanımlamak. Seçmek. Göstermek. Adlandırmak. Belirlemek. Atamak. Düzenlemek.

Sophisticate : Karmaşık. Kültürlü. Bilge. Çokbilmiş. Saflığını bozmak. Hile ve safsata karıştırmak. Tecrübe kazanmak. Hayat tecrübesi kazandırmak. Pişmek. Safsata karıştırmak.

Pervert : Baştan çıkarmak. Doğru yoldan ayırmak. Yoldan çıkarmak. Kötüye kullanmak. Ayartmak. Kötü amaç için kullanmak. Çarpıtmak (sözü veya anlamı). Alçaltmak. Bozmak. Ahlakını bozmak.

Come back : Eski haline dönmek. Geri gelmek. Dönmek. Aklına gelmek. Karşılık vermek. Akla gelmek. Hatırına gelmek. Dön gel. Geri dönmek.

Euphemise : Örtmece yapmak.

Twist : Saçını örgü yapmak. Burmak. Dönemeç. Kıvrılarak akmak. Burma. Döndürmek. Büküm. Kıvrılmak. Şeklini değiştirmek. Bükmek.

 

Mean : Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Keyifsiz. Ortalama. Huysuz. Demek istemek. Aritmetik ortalama. Anlamına gelmek. Hasis. Demek olmak. İstemek.

Edenite synonyms : twist around, apply, hark back, refer, return, intend, identify, slur, euphemize, state, denominate, signify, stand for, convolute.

Edenite zıt anlamlı kelimeler, Edenite kelime anlamı

Cenobite : Manastırda yaşayan tarikat üyesi.

Toothed : İri ve keskin olan dişlerin eksenleri yaprağa dikey durumda olması. Diş diş. Dişli. Tırtıllı. Diş açılmış. Dentat. Kenarı tırtıllı (yaprak). Dişle kaplanmış.

Edenite ingilizce tanımı, definition of Edenite

Edenite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A variety of amphibole. [Bakınız: Amphibole].