Edvardsiyeloz nedir, Edvardsiyeloz ne demek

Teknik terim anlamı:

Sıcak sularda yaşayan çeşitli balık türlerinde, Edwardsiella tarda ve Edwardsiella ictaluri’nin neden olduğu, vücudun sırt ve yalarında küçük kutan lezyonlarla apseler ve derinin renk değişikliğiyle karakterize, bulaşıcı ve öldürücü bakteriyel bir enfeksiyon, enterik septisemi.

Edvardsiyeloz anlamı, tanımı

Edvar : Çağlar, devirler. Alaturka müzik kurallarını inceleyen eser

Edwardsiella ictaluri : Yayın balıklarında enterik septisemilere neden olan, Enterobacteriaceae familyasına ait, Edwardsiella cinsinde yer alan, Gram negatif, hareketsiz, sporsuz, fakültatif anaerob, kısa çomakçıklar biçiminde bir bakteri.

Edwardsiella tarda : Ilık sularda yaşayan çeşitli balık türlerinde septisemilere yol açan, Enterobacteriaceae familyasına ait, Edwardsiella cinsinde yer alan, Gram negatif, bazıları peritrik flagellayla aktif hareketli, sporsuz, aerob veya fakültatif anaerob, kısa çomakçıklar biçiminde bir bakteri.

Enterik septisemi : Edvardsiyeloz.

Edwardsiella : Gram negatif, isteğe bağlı anaerob, hareketli, çubuk biçiminde olan ve fırsatçı patojenler olarak bilinen bakteriler.

Karakterize : Ayırıcı niteliği ortaya konulmuş, ayırt edilmiş.

Enfeksiyon : Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.

 

Bakteriyel : Bakterilerle ilgili.

Septisemi : Kan zehirlenmesi.

Öldürücü : Öldüren, ölüme sebep olan, ölüme yol açan. Bayıltıcı, bunaltıcı, sıkıcı, yorucu.

Karakter : Ayırt edici nitelik. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.

Bulaşıcı : Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Enterik : Bağırsak veya bağırsaklarla ilgili. Bağırsakla ilişkili olan.

Lezyon : Doku bozukluğu.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Enteri : Giysi. Arapça kökenli anter: entari. Elbise. [Bakınız: erteri].

Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

Diğer dillerde Edta anlamı nedir?

İngilizce'de Edta ne demek ? : edta, ethylenediamine tetra acetic acid