Efficiency wage theories türkçesi Efficiency wage theories nedir

  • Etkin ücret kuramları.
  • Etkin ücretin, işgücü verimliliğine etkilerini inceleyen kuramlar. ücretlerin düşürülmesi verimliliğin ve buna bağlı olarak karlılığın azalmasına neden olacağından, bu kuramlar aynı zamanda reel ücretlerin katılığını ve bu katılığın işsizliğe neden oluşunu da açıklamaktadırlar.
  • İktisat alanında kullanılır.

Efficiency wage theories ingilizcede ne demek, Efficiency wage theories nerede nasıl kullanılır?

Efficiency : Yaparlık. Ehliyet. Yetenek. Rasyonellik. Etkinlik. Etki. Verimlilik. İşgüzarlık. Birim ham özdek başına elde edilen ürünün % olarak gösterilmesi. Yeterlik.

Wage : Vergin. Savaş açmak. Yürütmek. Başlatmak. Üretim faktörlerinden biri olan emeğin üretimden aldığı pay, diğer bir deyişle emek faktörünün fiyatı. işçilere üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. krş. maaş. (savaş) açmak. Devam ettirmek. Sürdürmek. (savaş vb) açmak.

Theories : Kuram. Teori. Teoriler. Nazariye. Nazariyat.

Efficiency wage : Etkin ücret. Teşvik primi. İşçilerin işten ayrılmalarını azaltıcı ve onları çalışmaya yönlendirici olan ve nitelikli işçileri çeken, piyasa denge ücretinin üzerinde olan ücret. krş. etkin ücret kuramları.

Efficiency wages : Teşvik primi. Etkinlik ücreti. Teşvik ikramiyesi.

 

Wage theories : Ücreti belirleyen koşul ve unsurları inceleyen kuramlar. krş. doğal ücret kuramı, etkin ücret kuramları, neoklasik ücret kuramı, tunç yasası. Ücret kuramları.

Fourth efficiency wage theory : Dördüncü etkin ücret kuramı. Çok sayıda işçi çalıştıran firmalarda, işçilerin çalışma başarımlarının tam izlenememesi sonucu ortaya çıkan ahlaki çöküntü sorununun, etkin ücret ödeyen firmalarda işçilerin çalışma isteğini artırarak azaltılabileceğini ve böylece verimliliğin artacağını ileri süren kuram. krş. birinci etkin ücret kuramı, ikinci etkin ücret kuramı, üçüncü etkin ücret kuramı.

Third efficiency wage theory : Üçüncü etkin ücret kuramı. Etkin ücret uygulayan firmalarda, işçilerin verimliliklerine uygun ücret alamamaları sonucu işten ayrılmalarına bağlı olarak ortaya çıkan ters seçim sorununun azalacağını, firmadaki çalışanların ortalama niteliğinin ve böylece verimliliğin artacağını ileri süren kuram. krş. birinci etkin ücret kuramı, ikinci etkin ücret kuramı, dördüncü etkin ücret kuramı.

First efficiency wage theory : Birinci etkin ücret kuramı. Özellikle az gelişmiş ülkelerde etkin ücret ödenen çalışanların daha iyi beslenerek daha sağlıklı ve dolayısıyla daha verimli olacaklarını ileri süren ve bu ülkeler için 1950’lerin sonunda kanıtlanan kuram. krş. ikinci etkin ücret kuramı, üçüncü etkin ücret kuramı, dördüncü etkin ücret kuramı.

Second efficiency wage theory : Etkin ücret uygulayan firmalarda işten ayrılmaların azalacağını ve böylece firmanın yeni işçileri bulmak için harcayacağı zaman ve onları eğitmek için katlanacağı maliyetlerden kurtulacağını ileri süren ve daha çok gelişmiş ülkeler için geçerli olan kuram. krş. birinci etkin ücret kuramı, üçüncü etkin ücret kuramı, dördüncü etkin ücret kuramı. İkinci etkin ücret kuramı.

 

İngilizce Efficiency wage theories Türkçe anlamı, Efficiency wage theories eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Efficiency wage theories ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Efficiency wage theories synonyms : a shift in individual demand, abnormal budget expenditures, a pass through certificate, a change in demand, ability to pay approach, a change in individual demand.