First efficiency wage theory türkçesi First efficiency wage theory nedir
- Özellikle az gelişmiş ülkelerde etkin ücret ödenen çalışanların daha iyi beslenerek daha sağlıklı ve dolayısıyla daha verimli olacaklarını ileri süren ve bu ülkeler için 1950lerin sonunda kanıtlanan kuram. krş. ikinci etkin ücret kuramı, üçüncü etkin ücret kuramı, dördüncü etkin ücret kuramı.
- Birinci etkin ücret kuramı.
- İktisat alanında kullanılır.
First efficiency wage theory ingilizcede ne demek, First efficiency wage theory nerede nasıl kullanılır?
First : Başta gelen. Başta. Öncelikle. Birincilik. İlk kez. İlkönce. Önce. İlk. Mükemmel. Birinci.
Efficiency : Yaparlık. Etkililik. Yeterlik. Enaz çaba veya maliyet ile ençok sonuç elde etme kapasitesi. krş. iktisadi etkinlik, teknik etkinlik. Rasyonellik. Ehliyet. Etkinlik. Bilgisayar, ekonomi, iktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Tesir. Etki.
Wage : Aylık. Üretim faktörlerinden biri olan emeğin üretimden aldığı pay, diğer bir deyişle emek faktörünün fiyatı. işçilere üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. krş. maaş. (savaş vb) açmak. Maaş. Başlatmak. Açmak. Yürütmek. Vergin. Ücret.
Theory : Kuram. Bilimsel bilgilerden türetilen ve gerçeklenmeye açık olmakla birlikte henüz gerçeklenmemiş olan bilgiler dizgesi, bk. kurmaca. Teori. Bir sonucu ilgilendiren düşüncelerin tümü, düşünce alanında kalan bilgi ve bu bilginin temel ve kuralları. Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya atılan, geçerlilik ve güvenilirliği bilimsel yöntemle saptanmış bir genel bilgi ve açıklama düzeni. Özdeğin , araştırma sınırları içindeki tüm nitel ve nicel ilişki, durum ve devinimlerinin, gözlem, varsayım, deney ve yasalarla belirlenen bilgileri üzerine düşünsel olarak kurulan genel düzenleme. Nazariye. Düşünce alanında kalan bilgi ve bu nitelikteki bilginin bilimsel temel ve kuralları. gözlem konusu olan bir sınıf olay ve ilişki üzerinde yapılan deneyler sonucu doğruluğu hemen hemen kesinleşen yöntemli açıklama. Bilgisayar, eğitim, kimya, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Fourth efficiency wage theory : Dördüncü etkin ücret kuramı. Çok sayıda işçi çalıştıran firmalarda, işçilerin çalışma başarımlarının tam izlenememesi sonucu ortaya çıkan ahlaki çöküntü sorununun, etkin ücret ödeyen firmalarda işçilerin çalışma isteğini artırarak azaltılabileceğini ve böylece verimliliğin artacağını ileri süren kuram. krş. birinci etkin ücret kuramı, ikinci etkin ücret kuramı, üçüncü etkin ücret kuramı.
Second efficiency wage theory : İkinci etkin ücret kuramı. Etkin ücret uygulayan firmalarda işten ayrılmaların azalacağını ve böylece firmanın yeni işçileri bulmak için harcayacağı zaman ve onları eğitmek için katlanacağı maliyetlerden kurtulacağını ileri süren ve daha çok gelişmiş ülkeler için geçerli olan kuram. krş. birinci etkin ücret kuramı, üçüncü etkin ücret kuramı, dördüncü etkin ücret kuramı.
Third efficiency wage theory : Etkin ücret uygulayan firmalarda, işçilerin verimliliklerine uygun ücret alamamaları sonucu işten ayrılmalarına bağlı olarak ortaya çıkan ters seçim sorununun azalacağını, firmadaki çalışanların ortalama niteliğinin ve böylece verimliliğin artacağını ileri süren kuram. krş. birinci etkin ücret kuramı, ikinci etkin ücret kuramı, dördüncü etkin ücret kuramı. Üçüncü etkin ücret kuramı.
Natural wage theory : Doğal ücret kuramı. Ücret düzeyini işçi ve ailesinin yaşamını sürdürmesine yetecek kadar gıda maddeleri değeriyle ifade eden, ücreti emeğin maliyetine bağlayan ve david ricardo tarafından geliştirilmiş kuram.
İngilizce First efficiency wage theory Türkçe anlamı, First efficiency wage theory eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak First efficiency wage theory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
First efficiency wage theory synonyms : a change in individual demand, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures, a change in supply, ability to pay approach, a shift in supply.

Bu kısımda First efficiency wage theory kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede First efficiency wage theory ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce First efficiency wage theory anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz First efficiency wage theory ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.