Fourth efficiency wage theory türkçesi Fourth efficiency wage theory nedir
- Dördüncü etkin ücret kuramı.
- Çok sayıda işçi çalıştıran firmalarda, işçilerin çalışma başarımlarının tam izlenememesi sonucu ortaya çıkan ahlaki çöküntü sorununun, etkin ücret ödeyen firmalarda işçilerin çalışma isteğini artırarak azaltılabileceğini ve böylece verimliliğin artacağını ileri süren kuram. krş. birinci etkin ücret kuramı, ikinci etkin ücret kuramı, üçüncü etkin ücret kuramı.
- İktisat alanında kullanılır.
Fourth efficiency wage theory ingilizcede ne demek, Fourth efficiency wage theory nerede nasıl kullanılır?
Fourth : Dördüncü. Dördü. Dörtlü dörtlü aralığı. Dörtte bir.
Efficiency : Rasyonellik. Bir iş başarma ya da amaç gerçekleştirme güç ve olanağı. Etkinlik. Tesir. Verimlilik. Etki. Yeterlik. Bilgisayar, ekonomi, iktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. İşgüzarlık. Liyakat.
Wage : Başlatmak. (savaş) açmak. Açmak. Devam ettirmek. Vergin. Mücadele başlatmak. Savaş açmak. Üretim faktörlerinden biri olan emeğin üretimden aldığı pay, diğer bir deyişle emek faktörünün fiyatı. işçilere üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. krş. maaş. (savaş vb) açmak.
Theory : Teori. Bir sonucu ilgilendiren düşüncelerin tümü, düşünce alanında kalan bilgi ve bu bilginin temel ve kuralları. Bilimsel bilgilerden türetilen ve gerçeklenmeye açık olmakla birlikte henüz gerçeklenmemiş olan bilgiler dizgesi, bk. kurmaca. Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya atılan, geçerlilik ve güvenilirliği bilimsel yöntemle saptanmış bir genel bilgi ve açıklama düzeni. Düşünce alanında kalan bilgi ve bu nitelikteki bilginin bilimsel temel ve kuralları. gözlem konusu olan bir sınıf olay ve ilişki üzerinde yapılan deneyler sonucu doğruluğu hemen hemen kesinleşen yöntemli açıklama. Özdeğin , araştırma sınırları içindeki tüm nitel ve nicel ilişki, durum ve devinimlerinin, gözlem, varsayım, deney ve yasalarla belirlenen bilgileri üzerine düşünsel olarak kurulan genel düzenleme. Bilgisayar, eğitim, kimya, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kuram. Nazariye.
First efficiency wage theory : Birinci etkin ücret kuramı. Özellikle az gelişmiş ülkelerde etkin ücret ödenen çalışanların daha iyi beslenerek daha sağlıklı ve dolayısıyla daha verimli olacaklarını ileri süren ve bu ülkeler için 1950lerin sonunda kanıtlanan kuram. krş. ikinci etkin ücret kuramı, üçüncü etkin ücret kuramı, dördüncü etkin ücret kuramı.
Natural wage theory : Doğal ücret kuramı. Ücret düzeyini işçi ve ailesinin yaşamını sürdürmesine yetecek kadar gıda maddeleri değeriyle ifade eden, ücreti emeğin maliyetine bağlayan ve david ricardo tarafından geliştirilmiş kuram.
Third efficiency wage theory : Etkin ücret uygulayan firmalarda, işçilerin verimliliklerine uygun ücret alamamaları sonucu işten ayrılmalarına bağlı olarak ortaya çıkan ters seçim sorununun azalacağını, firmadaki çalışanların ortalama niteliğinin ve böylece verimliliğin artacağını ileri süren kuram. krş. birinci etkin ücret kuramı, ikinci etkin ücret kuramı, dördüncü etkin ücret kuramı. Üçüncü etkin ücret kuramı.
Second efficiency wage theory : İkinci etkin ücret kuramı. Etkin ücret uygulayan firmalarda işten ayrılmaların azalacağını ve böylece firmanın yeni işçileri bulmak için harcayacağı zaman ve onları eğitmek için katlanacağı maliyetlerden kurtulacağını ileri süren ve daha çok gelişmiş ülkeler için geçerli olan kuram. krş. birinci etkin ücret kuramı, üçüncü etkin ücret kuramı, dördüncü etkin ücret kuramı.
İngilizce Fourth efficiency wage theory Türkçe anlamı, Fourth efficiency wage theory eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fourth efficiency wage theory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Fourth efficiency wage theory synonyms : ability to pay principle, a shift in demand, ability rent, a change in demand, a pass through certificate, a group shares.

Bu kısımda Fourth efficiency wage theory kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fourth efficiency wage theory ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fourth efficiency wage theory anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fourth efficiency wage theory ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.