Eft türkçesi Eft nedir

  • Sukeleri.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Gene.
  • Su kertenkelesi.
  • Elektronik fon aktarımı.
  • Semender.
  • Ufak kertenkele.
  • Elektronik fon transferi.
  • Bir finansal kurumdaki hesaptan başka bir finansal kurumdaki hesaba elektronik ağ üzerinden anlık fon aktarımı yapmaya olanak veren ödeme sistemi.

Eft ile ilgili cümleler

English: "Is Tom here?" "No, he just left." "Really?"
Turkish: "Tom burada mı?" "Hayır, henüz ayrıldı." "Gerçekten mi?"

English: "Oh no! I left my umbrella on the train." "You are a scatterbrain!"
Turkish: "Olamaz! Şemsiyemi trende unuttum." "Ne sersem şeysin!"

English: "This party's boring." "That's why Tom left."
Turkish: "Bu parti sıkıcı." "Tom'un gitme nedeni o."

English: "Where are my glasses?" "You left them on the kitchen table."
Turkish: "Gözlüğüm nerede?" "Mutfak masası üzerine bırakmıştın."

English: "When did they leave?" "They left twenty minutes ago."
Turkish: "Onlar ne zaman terk etti?" "Onlar yirmi dakika önce terk etti."

Eft ingilizcede ne demek, Eft nerede nasıl kullanılır?

Efta : Avusturya, danimarka, norveç, portekiz, isveç, isviçre, ingiltere ve finlandiya tarafından üye ülkeler arasındaki ticaret engellerini kaldırmak üzere avrupa ekonomik topluluğuna (aet) alternatif olarak 1959 yılında kurulmuş ve üyelerinin çoğunluğunun avrupa birliğine katılmasıyla varlığı sona eren serbest ticaret birliği. Avrupa serbest ticaret birliği.

 

Efts : Elektronik fon transferi. Semender. Ufak kertenkele. Gene. Su kertenkelesi.

Eftsoon : Gene. Hemen sonra. Çok geçmeden.

Eftsoons : Gene.

Add left border : Sol kenar çizgisi ekle.

Be in a cleft stick : Çıkmazda olmak. İki arada bir derede kalmak. Zor durumda olmak.

Be left : Kalmak. Terk edilmek. Artmak. Bıraktırmak.

Antitheft system : Hırsızlık önleme sistemi.

Align left : Sola hizala. Sola hizalı.

Be left destitute : Dımdızlak kalmak.

İngilizce Eft Türkçe anlamı, Eft eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eft ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eftsoon : Çok geçmeden. Hemen sonra.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Salamanders : Semendergiller. Beton kür sobası. Salamander. Tamburlu ısıtıcı. Salamandra. Ateşte yanmayan canlı. Taban demir kütlesi. Ocak sürgüsü.

Siren : Baştan çıkarıcı kadın. Büyüleyici güzellikte bir kadın. Deniz kızı. Çekici ve tehlikeli kadın. Canavar düdüğü. Siren. Alarm. Denizkızı. Büyüleyici kadın.

 

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Even so : Öyle olsa bile. Yine de. Buna rağmen. Öyle olmasına karşın. Olsa dahi. Olsa bile. Böyle olsa bile. Öyle olmasına rağmen. Bütün bunlara rağmen.

Again : Bir kere daha. Bundan başka. Kayta. Üstelik. Bir daha. Kaytadan. Daha. Yine. Yeniden.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Eft synonyms : ability to pay approach, abnormal budget receipts, anew, a group shares, a pass through certificate, ability to pay principle, salamander, ability rent, electronic funds transfer, electronic transfer of funds, a shift in individual demand, de novo, nevertheless, tritons, a type mutual funds, efts, sirens, newt, eftsoons, genista, a shift in demand, electronic fund transfer, newts, a change in individual demand, abolition of forced labour convention, triton.

Eft ingilizce tanımı, definition of Eft

Eft kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Again. A European lizard of the genus Seps. Soon. Quickly. Afterwards.