Ehli nedir, Ehli ne demek

Ehli; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Evcil

Ehli ile ilgili Cümleler

  • Ali ehliyetini çıkardı ve onu polis memuruna gösterdi.
  • Ehliyetimi kaybedecek miyim?
  • Ehliyetimi yenilettirmek zorundayım.
  • Ehliyetsiz araba kullanmak, çok kötü bir fikirdir.
  • Ehliyetimi kaybettim.
  • Bizim kedimiz ehlileşmiş.
  • Kazaya neden olan sürücü, askıya alınmış bir ehliyetle araba kullanıyordu.
  • Büyükbabamın artık bir ehliyeti yok.
  • Ehliyetimi aldım.
  • O kadının sürücü ehliyeti yok.
  • Ehliyetimin gelecek yıl doğum günümde süresi doluyor.
  • Tom'un henüz bir ehliyeti yok.
  • Bu ay nüfus cüzdanımı, pasaportumu ve sürücü ehliyetimi yenilemeliyim.

Ehli kısaca anlamı, tanımı

Ehlieyal : Ayilr; eş; bk. ayrıca eyal

Ehlileşme : Evcilleşme.

Ehlileşmek : Evcilleşmek.

Ehlileştirilme : Evcilleştirilme.

Ehlileştirilmek : Evcilleştirilmek.

Ehlileştirme : Evcilleştirme.

Ehlileştirmek : Evcilleştirmek.

Ehlimen : İnançlı, inanan kimse.

Ehliyetsizlik : Ehliyetsiz olma durumu.

Ehliyyet : Yetenek, istifâde ~i: hak yeteneği (Rechtsfae higkeit). kullanma (fi’l) -i: eylem yeteneği (Handlungsfaehigkeit).

Ehliz : Uslu, sakin, ağırbaşlı.

Husumet ehliyeti : Aktif -aranç, dilem yöneltme yetkisi. pasif ~: aranç, dilem yöneltilme yetkisi.

Medeni haklardan istifade ehliyyeti : Hak yeteneği (Rechtsfaehigkeit).

 

Medeni hakları kullanma ehliyyeti : Eylem yeteneği (Handlungsfaehigkeit).

Pasif husumet ehliyeti : Aranç, dilem yöneltilme yetkisi (bk. husûmet ehliyyeti).

Yumuş ehli : Söz dinleyen, her istenileni yapan.

Zenan ehli : Kadın.

Ağır vasıta ehliyeti : Ağır vasıta sürücülerine verilen aracı kullanma belgesi.

Ehlibeyit : Hz. Muhammed'in kızı, damadı ve torunlarından oluşan ailesi.

Ehlidil : Gönül eri.

Ehlihibre : Bilirkişi.

Ehlikeyif : Rahatına düşkün kimse, keyif sahibi.

Ehlikitap : Kitap ehli.

Ehlisalip : XI. ve XII. yüzyıllarda Batılı Hristiyanlarca kutsal yerleri Müslümanların elinden almayı amaçlayan seferlere katılan kimse.

Ehlisünnet : Sünnet ehli.

Ehlivukuf : Bilirkişi.

Ehliyet : Sürücü belgesi. Ustalık, uzluk.

Ehliyetli : Yeterli. Ehliyeti olan.

Ehliyetname : Ehliyet, yeterlik belgesi. Sürücü belgesi.

Ehliyetsiz : Yetersiz. Ehliyeti olmayan.

Ehlizevk : Zevk ehli.

Irz ehli : Namuslu, iffetli, temiz (kimse).

Keyif ehli : Rahatına düşkün (kimse).

Kitap ehli : İslama göre Yahudi veya Hristiyan olan (kimse), ehlikitap.

Söz ehli : Konuşması istekle, zevkle dinlenen (kimse).

Sünnet ehli : Müslümanlıkta Hz. Muhammed'in koyduğu kuralları olduğu gibi uygulayan, onun izinden giden (kimse), ehlisünnet.

Tevhit ehli : Allah'ın birliğine inananlar.

Zevk ehli : Güzel veya çirkin hükmünü verdiren duyguya sahip, zevkli (kimse), ehlizevk.

Diğer dillerde Ehlers danlos sendromu anlamı nedir?

İngilizce'de Ehlers danlos sendromu ne demek ? : ehlers-danlos sydrome