Elate türkçesi Elate nedir

Elate ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary are related to each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerine akraba.

English: Ali was elated.
Turkish: Ali mutluydu.

English: Ali and I are related.
Turkish: Ali ve ben akrabayız.

English: Ali and Mary aren't related.
Turkish: Ali ve Mary akraba değil.

English: A friend of mine is distantly related to Emily Dickinson.
Turkish: Bir arkadaşım Emily Dickinson ile uzaktan ilişkili.

Elate ingilizcede ne demek, Elate nerede nasıl kullanılır?

Elated : Sevindirilmiş. Mutlu. Coşkun. Sevinçli. Bahtiyar. Memnun. Kıvançlı.

Elatedly : Mutlu bir şekilde. Sevinçli bir şekilde. Sevindirilmiş bir halde. Bahtiyar bir şekilde. Sevinçle. Memnun bir şekilde. Bahtiyar şekilde.

Elater : Neşe veren. Canlılık katan kimse. Bir çeşit böcek. Coşturan kimse. Canlılık katan şey. Bir çeşit böcek (zooloji). Bazı bitkilerde sporları dağıtmaya yarayan elastik yapı. Neşelendiren şey. Mutluluk veren kimse. Coşturan şey.

Elaterite : Esnek mineral hidrokarbon (inşaat). Elaterit.

Elaters : Bir çeşit böcek (zooloji). Elastiklik (eski kullanım). Coşturan kimse. Neşe veren. Mutluluk veren kimse. Canlılık katan kimse. Belli bitkilerde sporları dağıtmaya yarayan elastik yapı (botanik terimi). Neşelendiren kimse. Mutluluk veren şey. Bazı bitkilerde sporları dağıtmaya yarayan elastik yapı.

 

Belatedly : Gecikerek. Yavaş yavaş. Geciktirerek. Sıra dışı bir şekilde geç. Gecikmeyle. Sonradan. Vaktinden sonra.

Belated : Geç kalmış. Karanlığa kalmış. Geçmiş. Gecikmiş.

Be elated : Haz duymak. Etekleri zil çalmak. Gurur duymak.

Autocorrelated errors : Kendiyle ilgileşimli hatalar.

Be related : Alakalı olmak.

İngilizce Elate Türkçe anlamı, Elate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gladder : Memnun etmek. Parlak. Güzel. Hoşnut. Mütelezziz. Kıvançlı. Mutlu.

Cheer up : Ferahlamak. Moral vermek. Morali düzelmek. Avutmak. Teselli etmek. Şenlenmek. Keyiflenmek. Neşelenmek.

Buoy up : Yüzdürmek. Yüksek tutmak. Moral vermek. Desteklik etmek.

Chuffed : Mutlu. Hoşnut.

Delighting : Hoşuna gitmek. Keyif verici. Hoşnut etmek. Keyif dolu. Hoşlanmak. Zevk almak.

Intoxicate : Kendinden geçirmek. Sarhoş etmek. Keyif vermek. Zehirlemek. Mest etmek.

Exalt : Methetmek. Yükseltmek. Heyecanlandırmak. Yere göğe sığdıramamak. Güçlendirmek. Yere göğe koyamamak. Yüceltmek. Göklere çıkarmak.

Braced : Desteklenmiş. Desteklenen. Germeli. Güçlendirmek. Zindeleştirmek. Hazırlanmış. Desteklemek. Canlandırmak. Bağlamak.

Festal : Şen. Neşeli. Bayrama ait. Yortuya ait. Bayram ile ilgili. Eğlenceli. Bayram.

Elate synonyms : tickle pink, elates, enrapture, ebullient, blithest, beatify, brightened, gratified, enraptures, do someone proud, exalts, animates, amuses, brightens, enthused, happier, ravish, enthuse, gladdened, stir, make proud, uplift, puff, blithe, gruntled, delights, rejoice, carrying away, gratify, delighted, gruntles, brace up, make happy.

 

Elate zıt anlamlı kelimeler, Elate kelime anlamı

Depress : Moralini bozmak. Azaltmak. Basmak. Durgunlaştırmak. Sıkmak. Düşürmek. Neşesini kaçırmak. İçini karartmak. Değerini azaltmak. Canını sıkmak.

Elate ingilizce tanımı, definition of Elate

Elate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To raise. Elevated. Lifted up. Raised. To exalt.