Electorates türkçesi Electorates nedir

Electorates ingilizcede ne demek, Electorates nerede nasıl kullanılır?

Electorate : Seçmen prensin görevi ya da orunu. seçmen prensin yönettiği ülke. Seçmen prenslik. Seçmenler. Oy kullanma hakkına sahip kişiler.

Electoral : Seçimle ilgili. Seçmen ile ilgili. Saylavla ilgili. Seçime ait. Saylavcılarla ilgili. Seçmenler ile ilgili.

Electoral college : Seçmen kurulu. Seçmenler heyeti. Seçmenler kurulu. Delegeler kurulu.

Electoral district : Seçim çevresi. Seçim bölgesi. Seçim muhiti.

Electoral force : Seçim gücü. Seçmenlerin elindeki etki veya güç.

Electoral period : Seçim dönemi. Saylav dönemi.

Electoral race for prime minister : Başbakanlık seçimi için sürdürülen seçim kampanyası. Başbakanlık seçim yarışı.

Electoral law : Seçim yasası.

Electoral system : Seçim sistemi.

Electoral roll : Seçmen kütüğü.

İngilizce Electorates Türkçe anlamı, Electorates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electorates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Constituencies : Destek grupları. Müşteriler. Seçim bölgesi halkı. Seçim bölgesi. Aboneler.

Voters : Seçmen. Oy veren kimse.

People : Aile. Eller. Halk. Ulus. İnsanlar. Kişi. Kalabalık. Bir kimsenin yakınları. Akrabalar. Milletler.

 

Electorate : Oy kullanma hakkına sahip kişiler. Seçmen prensin görevi ya da orunu. seçmen prensin yönettiği ülke. Seçmen prenslik.

Voter : Oy veren kimse. Oy kullanan. Müntahip. Saylavcı. Seçmen.

Citizenry : Bütün vatandaşlar. Tüm vatandaşlar.

Elector : Kutsal roma-germen imparatorlarını seçme yetkisi olan belli sayıdaki alman hükümdarlarının sanı. Seçmen prens. Seçmen.

Vote : İlan etmek. Oy kullanmak. Oylayarak kararlaştırmak. Önermek. Oy. Rey. Oylamak. Oy vermek. Bildirmek. Rey vermek.

Constituency : Bir seçim bölgesindeki seçmenler. Seçim bölgesi. Seçim çevresi. Bir bölgenin seçmenleri. Seçim bölgesi ahalisi. Saylav bölgesi. Seçim bölgesi halkı. Müşteriler. Aboneler.

Electorates synonyms : constituent body.