Voter türkçesi Voter nedir

  • Saylavcı.
  • Müntahip.
  • Oy veren kimse.
  • Seçmen.
  • Oy kullanan.

Voter ile ilgili cümleler

English: Voters are morons.
Turkish: Seçmenler morondur.

English: The majority of voters liked what Roosevelt said.
Turkish: Seçmenlerin çoğunluğu Roosevelt'in söylediklerini sevdi.

English: He was popular with voters.
Turkish: O, seçmenler arasında popülerdi.

English: Will the Social Democrats succeed in mobilizing enough voters on Election Day?
Turkish: Sosyal Demokratlar seçim günü yeterince seçmeni harekete geçirmeyi başaracak mı?

English: On election day, voters chose Nixon.
Turkish: Seçim günü, seçmenler Nixon'u seçti.

Voter ingilizcede ne demek, Voter nerede nasıl kullanılır?

Voter registration : Seçmen kaydı.

Voter registration record : Seçmen listesi. Seçmen kütüğü. Seçmen kaydı.

Voter turnout : Seçim katılım oranı. Seçmen katılımı. Seçime katılım oranı. Seçime katılım yüzdesi. Seçimlerde oy kullanan seçmenlerin toplam sayısı veya yüzdesi.

Absentee voter : Posta ile oy kullanan seçmen. Posta yoluyla oy kullanan seçmen. Posta yoluyla oy veren seçmen.

Eligible voter : Uygun seçmen. Seçmen yaşını doldurmuş kişi. Rey verme hakkına sahip seçmen. Oy kullanma yetkisine sahip seçmen. Elverişli seçmen. Oy kullanma hakkında sahip seçmen.

 

Floating voter : Yüzer gezer oy. Oy potansiyeli yüksek seçmen grubu. Kararsız seçmen. Kararsız seçmenler.

Nonvoters : Oy kullanmayan kimse. Oy kullanmayan kişi. Oy kullanma hakkı olmayan kimse. Oy hakkı olmayan kişi.

Nonvoter : Oy kullanmayan kişi. Oy hakkı olmayan kişi. Oy kullanmayan kimse. Oy kullanma hakkı olmayan kimse.

Vote by ballot : Pusulayla oy kullanmak. Belli bir seçimde görüşün yazılı olduğu kağıdı özel bir kutuya atarak fikir belirtmek. Seçim pusulasıyla oylamak.

Vote against : Aleyhinde oy kullanmak. Muhalif oy vermek. Karşı oy kullanmak. Aleyhinde oy vermek. Muhalif oy.

İngilizce Voter Türkçe anlamı, Voter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Voter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Constituents : Elemen. Kurucu. Temsilci atayan kimse. Oluşturan parçalardan her biri. Bileşen. Öğe.

Constituent : Oluşturan. Kurucu. Temsilci atayan kimse. Öğe. Kurucu unsur. Oluşturan parçalardan her biri. Bileşen. Elemen. Unsur.

Crossover : Kutrani makas. Aşma deveboynu. Boru atlaması. Geçit. Köprü. Aşma. Karşıya geçme. Arkuruşmak. Atlama. Genetik değişim.

Citizen : Uyruklu. Hemşeri. Sivil kimse. Hemşehri. Sakin. Bir devlet ya da ulusa mensup kişi. İkamet eden kimse. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Yurttaş. Tebaa.

Floater : Devlet tahvili. Sağlam hisse senedi. Kanuna aykırı oy kullanan kimse. Kurucu. Flatör. Yüzen. Hata. Aptallık. İşsiz. Esham ve tahvilat.

Voters : Seçmenler.

Voting : Rey verme. Oy kullanma. Oylama. Oy verme.

Floating voter : Yüzer gezer oy. Kararsız seçmenler. Kararsız seçmen. Oy potansiyeli yüksek seçmen grubu.

 

Electorate : Seçmen prensin görevi ya da orunu. seçmen prensin yönettiği ülke. Oy kullanma hakkına sahip kişiler. Seçmen prenslik. Seçmenler.

Voter synonyms : swing voter, crossover voter, electors, elector.

Voter zıt anlamlı kelimeler, Voter kelime anlamı

Noncitizen : Vatandaşlık almamış kişi. Yurttaş olmayan kimse. Kaçak yabancı. Yabancı ülkeden kişi. Vatandaş olmayan kimse.

Voter ingilizce tanımı, definition of Voter

Voter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who votes. A suffragist. One who has a legal right to vote, or give his suffrage. As, an independent voter. An elector.