Electrokinetic phenomena türkçesi Electrokinetic phenomena nedir

  • Elektrokinetik olaylar.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Elektrolit çözeltileri içinde, tanecikler çevresindeki elektriksel çift katmanın yol açtığı olaylar.
  • Elektro kinetik olaylar.
  • Elektriksel devinim olayları.

Electrokinetic phenomena ingilizcede ne demek, Electrokinetic phenomena nerede nasıl kullanılır?

Electrokinetic : Kıvıldevim. Elektrokinetik. Elektro kinetik. Kıvımdevim.

Phenomena : Algılanabilen şey. Bilince yansıyan olay. Fenomenler. Harika. Doğal olay. Olağanüstü şey. Olgu. Fenomen.

Electrokinetic potential : Elektriksel devinim potansiyeli. Elektro kinetik potansiyel. Elektrokinetik potansiyel. Elektriksel çift katmanın yayınım bölgesi içindeki potansiyel düşüşü.

Electrokinetics : Elektriksel devim bilgisi. Elektrokınetik. Elektrokinetik bilimi. Elektrik hareket bilimi. Devinen elektrik yüklerini ve bu yüklerin elektriksel ve mıknatıssal alanlardaki etkileşimlerini inceleyen bilim dalı. Elektro kinetik. Elektrokinetik. Elektrik hız bilimi.

Atmospheric phenomena : Atmosferik olay.

Critical phenomena : Kritik fenomen.

İngilizce Electrokinetic phenomena Türkçe anlamı, Electrokinetic phenomena eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electrokinetic phenomena ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Activated coal : Aktif kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Etkin kömür. Etkinleştirilmiş kömür.

Acid radical : Asit kökü. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir asidin negatif parçası.

Alcohols : İçki. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). Alkol. İspirto. Alkoller.

Acidimetry : Asidimetre. Asitimetre. Asidimetri. Asit ölçümü. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asit ölçme. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asitölçüm.

Acid salt : Asit tuz. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Sodyum klorit. Asit tuzu. Aynı zamanda asit olan tuz.

Alabaster : Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Su mermerinden yapılan. Akmermer. Sumermeri. Sumermeri kaymaktaşından. Alçı taşı. Kaymaktaşından yapılan. Su mermeri. Kaymaktaşı.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

Aliphatic compounds : Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn.

 

Alcoholometry : Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Alkolometri. Alkolölçüm. Alkol ölçüm.

Acier inoxydable : Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü. Paslanmaz çelik.

Electrokinetic phenomena synonyms : aldehydes, active metals, aliphatic saturated compounds, active passive metal, additive, alicyclic compounds.