Phenomena türkçesi Phenomena nedir
Phenomena ile ilgili cümleler
English: He lifted the car with his phenomenal strength.
Turkish: O, olağanüstü gücüyle arabayı kaldırdı.
English: A rainbow is one of the most beautiful phenomena of nature.
Turkish: Bir gökkuşağı doğanın en güzel olaylarından biridir.
English: Many Eastern religions teach that there is a unity behind the diversity of phenomena.
Turkish: Birçok Doğu dinleri olayların çeşitliliği arkasında bir birlik olduğunu öğretir.
English: The scientist explained the strange phenomena in the light of recent scientific knowledge.
Turkish: Bilimci son bilimsel bilgiler ışığında garip olayları açıkladı.
Phenomena ingilizcede ne demek, Phenomena nerede nasıl kullanılır?
Atmospheric phenomena : Atmosferik olay.
Critical phenomena : Kritik fenomen.
Electrokinetic phenomena : Elektriksel devinim olayları. Elektro kinetik olaylar. Elektrokinetik olaylar. Elektrolit çözeltileri içinde, tanecikler çevresindeki elektriksel çift katmanın yol açtığı olaylar.
Localized phenomena : Yerel görüngüler.
Natural phenomena : Doğal fenomen. Doğa güçlerinin neden olduğu sıra dışı veya olağanüstü olgu.
Epiphenomenalism : Bilincin veya şuurun fizyolojik süreçlerin ikincil veya yan yaradılışı olduğunu ifade eden teori. Epifenomenalizm.
Transport phenomena : Taşınım olayları. Kütle, erke ve devinim niceliklerinin uzay içinde yer değiştirme süreçleri.
Epiphenomena : Diğerinden kaynaklanan ikincil fenomen veya olgu. Epifenomen. Bir hastalığın yan veya tali semptomları veya komplikasyonları.
Phenomenal : Harika. Fevkalade. Az sayıda. Şaşılacak. Harikulade. Olağanüstü. Doğal olaylarla ilgili. Süper.
Phenomenologically : Görüngüsel olarak.
İngilizce Phenomena Türkçe anlamı, Phenomena eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Phenomena ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beautiful : Tatlı. Hoş. Çok iyi. Gökçe. Güzel. Ahım şahım. Gül gibi. Zarif. Biçimli.
Phenomenon : Olay. Görüngü. Eğitim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Olağanüstülük. Bilim konusu olarak gözleme açık her türlü olgu ya da koşul. deneme sonucu sezilen ya da bilinen ilk özdek, nesne, doğa olgusu. Görüngü oıay. Kuramsal anlamı üzerinde pek durulmadan, yalnız gözlenmiş olan belirli bir doğa ya da deney olayı.
Upshot : Sonuç. Netice. Son. Nihayet.
Quite something : Süper şey.
Hazard : Riske girmek. Tehlike. Afet. Cesaret etmek. Topu deliğe sokan vuruş. Tehlikeye maruz kalmak. Rastlanı. Şans. Risk. Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç.
Development : Çok hücreli organizmaların bir hücreli zigottan itibaren geçirdiği değişiklikler. ontogeni. Bireyin beden yapısı, fizyolojik güç ve ruhsal özellikler bakımından düzenli bir biçimde büyümesi, değişmesi ve olgunluk kazanması, bk. büyüme, olgunlaşma. Aşınma payına bağlı bir varlığın, daha uzun bir süre varoluşu, yüksek bir üretim ya da verim gücüne ulaştırılması amacıyla geliştirilmesi. Gelişme. Düzenleyim. Kalkınma. Developman. Bir oyunun inandırıcı aşamalarla çözüme doğru gelişmesini kapsayan dramatik doku. Site. Geliştirim.
Chance : Tesadüfen olmak. Göze almak. Riske girmek. Rastlantı. Olasılık. Risk. Talih. Kazanı. İhtimal.
Breathtaking : Nefes kesen. Heyecanlı. Olağanüstü. Müthiş. Çok heyecan verici. Nefes kesici. Soluk kesici. Heyecanlandırıcı.
Pulsation : Fizik, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Titreştirme. Vuruş. Titreme. Eşit aralıklarla yinelenen atım. dalgalı akımın bir yöndeki akışı sırasında etksicik dalgasının kabarması. Atınım. Vuru. Titreşim. Pulzasyon. Sağım makinelerinin meme başlığındaki iç lastiğinin iki ayrı vakum sistemiyle bir kez açılması ve kapanması.
Marvel : Şaşmak. Garipsemek. Hayret etmek. Mucize. Hayret. Şaşılacak şey.
Phenomena synonyms : physical process, awesome, brills, belting, marvels, bonnie, natural phenomenon, prodigy, result, brilliant, consequence, state of affairs, humdinger, coolest, natural event, brill, action, bonzer, prodigies, corker, metempsychosis, braw, a1, process, fortune, marveled, fact, marveling, luck, humdingers, corkers, amazing, lulus.
Phenomena zıt anlamlı kelimeler, Phenomena kelime anlamı
Ordinary : Değişmez kurallar (katolik kilisesi). Alışılmış. Olağan şey. Basit. Olağan. Adi. Alışılmış şey. Sıradan. Lokanta. Tabldot lokanta.

Bu kısımda Phenomena kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Phenomena ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Phenomena anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Phenomena ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.