Electronic türkçesi Electronic nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Elektronsal.
  • Elektron lambası.
  • Çıncalık.
  • Elektronik.
  • Elektrik olaylarını, elektronların devinimlerinden oluşmuş sayarak inceleyen, özellikle bunların işleyime uygulanışıyla uğraşan fizik dalı. (bu dalın içine özellikle radyo ışıtaçlarının ısıl-iyonsal yayını, ışıkelektrik etkisi, katılardaki iletkenlik, ışınırlık, vb. olaylar girer. uygulama alanında da radyo, televizyon, telefon, radar, bilgisayarlar, vb. bulunur). elektronlarla ilgili, elektronik özellik taşıyan.

Electronic ile ilgili cümleler

English: In recent years electronic computers have become increasingly important.
Turkish: Son yıllarda elektronik bilgisayarlar giderek önemli olmuştur.

English: I stopped buying newspapers in paper form a few years ago already; I only read them in electronic format.
Turkish: Zaten birkaç yıl önce gazeteleri kağıda basılı olarak almaya son verdim. Onları yalnızca elektronik formatta okuyorum.

English: At Wimbledon there are now special electronic machines to judge the serves.
Turkish: Wimbledon'da şimdi, servis atışlarını değerlendiren özel elektronik aletler var.

English: The authorities fined the shop because of a disorder in the electronic balance.
Turkish: Elektronik terazideki bir arıza nedeniyle yetkililer işyerine para cezası verdi.

 

English: Clive wants to be an electronic engineer.
Turkish: Clive bir elektronik mühendisi olmak istiyor.

Electronic ingilizcede ne demek, Electronic nerede nasıl kullanılır?

Electronic advertisement : Her türlü elektronik ortamda yapılan etkileşimli reklam. Elektronik reklam.

Electronic advertising : Elektronik reklam etkinliği. Elektronik reklamcılık.

Electronic air filter : Elektronik hava filtresi.

Electronic autopilot : Elektronik otomatik pilot.

Electronic balance : Elektronik terazi.

Electronic banking : Elektronik bankacılık. İnternet bankacılığı.

Electronic calculator : Elektronik hesaplayıcı. Elektronik hesap makinesi. Elektronlarla yüklü matematiksel bir cihaz. Çıncalık hesap makinesi. Mini-bilgisayar. Elektronik hesap makinası.

Electronic band spectrum : Eksicik kuşak izgesi. Elektron kuşak izgesi. Elektron kuşağı görüngesi. Elektron bant spektrumu. Morüstü kesimde ya da görünür bölgemde özdeciksel dolancallardan kaynaklanan izge.

Electronic books : Elektronik kitap. E-kitap. Elektronik kitaplar. Kağıtta değil de elektronik depolama ortamında kayıtlı olan kitap (bilgisayar ya da başka dijital donanımla okunabilir).

Electronic cash : Elektronik para.

İngilizce Electronic Türkçe anlamı, Electronic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electronic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Electronics : Elektronik (bilimi). Elektronik bilimi. Çıncalık bilimi.

Electronic ingilizce tanımı, definition of Electronic

Electronic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to an electron or electrons.