Electrostatic field türkçesi Electrostatic field nedir

  • Durukyük alanı.
  • Elektrostatik alan.
  • Durükyük alanı.
  • Durgun yüklerden kaynaklanan elektrik alanı.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Elektrostatik alanı.
  • Duruk yük alanı.

Electrostatic field ingilizcede ne demek, Electrostatic field nerede nasıl kullanılır?

Electrostatic : Değme, etkileme gibi yollarla cisimler üzerinde birikerek dengede kalan devimsiz elektriksel yük. Elektrostatik. Statik elektriğe ait. Duruk yük. Durukyük.

Field : Bir araştırma konusu ya da sorununun taşıyıcısı olan ve belli ayrıtları bulunan gözlem birimlerinden oluşmuş araştırma evreni ya da bu evrenin içinde gözlendiği gerçek yaşam bağlamı. Cevabı yapıştırmak. Çerçevenin en üst satırından en alt satırına kadar yatay taramanın tümü. Oyun alanı. Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Alan. Cevaplandırmak. Sahaya çıkarmak (bir spor takımını). Çayır. Otlak.

Electrostatic field intensity : Elektrostatik alan şiddeti.

Electrostatic bond : Üşersel bağ. Elektrostatik bağ. Öğeciklerden birinin dış kabuğundan bir ya da daha çok eksiciğin öteki öğeciğe geçmesi sonucu karşıt imli parçacıkların çekişimi ile oluşan bağlanım.

Electrostatic capacitor : Elektrostatik kondansatör.

 

Electrostatic deflection : Elektrostatik sapma. Elektrostatik saptırma.

İngilizce Electrostatic field Türkçe anlamı, Electrostatic field eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electrostatic field ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Accelerometer : Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvmeölçer. Akselerometre. İvmeyi ölçen aygıt. Hızlanmayı. İvmelenmeyi ölçen cihaz. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvme ölçer. İvmeyi ölçen.

Absorptiometer : Soğurumölçer. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Soğurma cihazı. Absorbsiyometre.

Acoustic feedback : Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Ses geribeslemesi. Akustik geribesleme. Hoparlör geri beslemesi.

Abampere : 10 ampere eşit akım birimi. 10 amper birim. Saltık ampere. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. On amper. On amperlik çıngı cereyan birimi.

Absolute magnitude : Saltık büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Mutlak büyüklük.

Absorptivity : Yutma katsayısı. Soğurabilirlik. Soğurma katsayısı. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Yutuculuk. Emebilirlik. Emicilik. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Emme yetkesi.

 

Absorption edge : Soğurum kıyısı. Absorpsiyon kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kenarı.

Absolute units : Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Temel kütle. Saltık birimler. Salt birimler.

Absorption loss : Emme yitiği. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Soğurum yitimi. Emme kaybı. Emme yitmesi. Absorpsiyon kaybı. Soğurma kaybı.

Electrostatic field synonyms : absolute zero, absorption band, acoustic absorptivity, accumulation coefficient, absolute concentration, abcoulomb.