Elegit türkçesi Elegit nedir

  • El koyma hakkı.
  • Bilumum menkullerinin alacaklının alacağı ödeninceye kadar davacının eline teslimini öngören müzekkere.
  • Müsadere hakkı (hukuk terimi).

Elegit ingilizcede ne demek, Elegit nerede nasıl kullanılır?

Delegitimise : Bir kimsenin veya şeyin meşru ya da yasal statüsünü ortadan kaldırmak (delegitimize olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) yasadışı kılmak. Yasadışı kılmak.

Delegitimize : (amerikan ingilizcesi) yasadışı kılmak. Bir kimsenin veya şeyin meşru ya da yasal statüsünü ortadan kaldırmak (delegitimise olarak da yazılır). Meşruiyetini gidermek. Meşruiyetini bozmak. Yasadışı kılmak.

Elegiac : Ağıt. Mersiye. Hüzünlü. Yanık. Matemli. Karasevdalı. Melankolik. Ağıt tarzında. Ağıtsal.

Elegiac poetry : Mersiye.

Elegiacal : Hüzünlü. Ağıt tarzında. Ağıt üslubunda. Yanık. Melankolik. Karasevdalı.

Elegist : Ağıt yazan. Mersiye yazarı.

Elegize : Ağıt yazmak. Mersiye vezniyle şiir yazmak. Hazin makam bestelemek. Ağıt yakmak. Mersiye düzmek. Mersiye yazmak.

Elegises : Mersiye yazmak (elegize olarak da yazılır). Ağıt yazmak. Mersiye vezniyle şiir yazmak. Hazin makam bestelemek. Ağıt yakmak. Mersiye yazmak. Mersiye düzmek.

Elegized : Mersiye vezniyle şiir olarak yazılmış. Mersiye olarak düzülmüş. Ağıt yazmak. Hazin makamıyla bestelenmiş. Ağıt olarak yakılmış.

 

Elegists : Mersiye yazarı. Ağıt yazan.

İngilizce Elegit Türkçe anlamı, Elegit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elegit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enkindle : Tutuşturmak. Alevlendirmek. Yakmak.

Fire up : Fayrap etmek. Parlamak. Birden bire kızmak. Ateş yakmak. (motoru) çalıştırmak.

Kindle : Tutuşmak. Tutuşturmak. Yanmak. Uyanmak. Parlamak. Yakmak. Canlanmak. Uyandırmak. Alevlendirmek. Ateş almak.

Overwhelm : Kahretmek. Basmak. Alt etmek. Bastırmak. Garketmek. İstila etmek. Kaplamak. Bakmak. Ezmek. Boğmak.

Co opt : Seçmek. Üye olarak kabul etmek. Atamak. Oybirliği ile seçmek.

Invite : Neden olmak. Çağırmak. Davet etmek. Davetiye çıkarmak. Yüreklendirmek. Yol açmak. Çekmek. İstemek. Çanak tutmak. Rica etmek.

Prick : Hıyar. Batmak. Diken. Kab. Vicdanını sızlatmak. Sivri bir şeyi -e batırmak. Listede işaretlemek. Delmek. İğne.

Draw : Çekiş. Bir çek veya poliçenin düzenlenerek imza edilmesi ve ilgiliye gösterilmek üzere lehtara veya hamile verilmesi işlemi. Çekim. Çekiliş. Cazibe. Berabere biten oyun. Çizmek. Çekme. İlgi çekici şey. Ağızdan laf almak için söylenen söz.

Bruise : Çürük. Morartmak. Berelenmek. Bere. Yaralamak. Dövmek. Ezik. Vurmak. Çürümek. Yaralanmak.

Disconcert : Düzenini bozmak. Foslatmak. Huzurunu kaçırmak. Karıştırmak. Telaşlandırmak. Sinirlendirmek. Şaşırtmak. Endişelenmek. Bozmak. Ahengini bozmak.

Elegit synonyms : untune, strike a chord, touch a chord, excite, shake up, offend, spite, interest, rekindle, whelm, sweep over, overpower, make, fire, shake, select, ask for, stir up, heat, discomfit, ignite, hurt, stimulate, evoke, reelect, infatuate, inflame, create, discompose, wound, arouse, wake, upset.

 

Elegit zıt anlamlı kelimeler, Elegit kelime anlamı

Bore : Sıkıcı şey. Çap (mermi). Oyu. Sıkmak. Usandırmak. Sıkıcı tip. Başını ağrıtmak. Sıkıntı. Bela. Kalibre.

Outgoing : Gidiş. Akıp giden. İçi dışı bir. Çıkış. Canayakın. Üstün gelme. Dışarı giden. Kalkan. Giden.

Elegit ingilizce tanımı, definition of Elegit

Elegit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A judicial writ of execution, by which a defendant`s goods are appraised and delivered to the plaintiff, and, if not sufficient to satisfy the debt, all of his lands are delivered, to be held till the debt is paid by the rents and profits, or until the defendant`s interest has expired.