Elevate türkçesi Elevate nedir

Elevate ingilizcede ne demek, Elevate nerede nasıl kullanılır?

Elevated cholesterol : Artmış kolesterol. Yükselmiş kolesterol. Çıkmış kolesterol.

Elevated railroad : Yol üzerindeki köprüden geçen demiryolu.

Elevated railway : Zemin seviyesinden yüksekten geçerek araçların ve yayaların altından geçmesine olanak sağlayan demiryolu. Yükseltilmiş demiryolu.

Elevated way : Çevresindeki yollardan ve yapılardan daha yüksekte bulunan yol. Yükseltilmiş yol.

Elevated zero range : Sıfırlı erim ölçme aleti. Sıfırlı erim.

Elevation scale : Yükseltme ölçeği. Kaldırma ölçeği. Bir silahın arka kısmında bulunan ve hedefin uzaklığına göre ayarlanabilen mekanizma.

Elevation point : Yükselme noktası. Bir haritada en yüksek noktayı gösteren işaret (dünya yüzeyinden deniz seviyesinden vs). Yüksek nokta.

Elevation angle : Rakım açısı. Yükselme açısı. Nişangah açısı. Yükseliş açısı. Açısal yükselik. Görüş açısı.

Elevation indicator : Yükseliş kadranı.

Elevation table : Yükseliş çizelgesi.

İngilizce Elevate Türkçe anlamı, Elevate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elevate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Assign : Ayırmak. Devretmek. Havale etmek. Bir işe koymak. Görev vermek. Saptamak. Hamletmek. Göreve seçmek. Bağlamak.

Favor : Kayırmak. Bkz.favour. Yardımda bulunmak. Onaylamak. İyilik. Yüreklendirmek. İyilik etmek. Benzemek. Kabul etmek. Lütuf.

Raise : Bir araya getirmek. Beslemek. Konusunu açmak. Büyütmek (çocuk). Yukarı kaldırmak. Çıkıntı. Artış. Öndürmek. Büyütmek. Dikmek.

Favour : Onay. Lütuf. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Koruma. Sevilme. Kayırma. Onaylamak. Rahatlatmak. Yardım.

Bestirred : Coşturmak. Harekete geçirmek. Aceleye getirtmek. Koşturtmak. Yerinden oynatmak.

Ennobled : Ulvileştirilmiş. Soylulaştırmak. Yükseltilmiş. Asilleştirmek. Asalet verilmiş. Asilleştirilmiş.

Step up : Yaklaşmak. Hızlanmak. Yükselmek. Artırmak. Artmak. Hızlandırmak. Gücünü artırmak. Yürümek. (süreci) hızlandırmak. Pekiştirmek.

Promotes : Önayak olmak. Desteklemek (pol.). İlerletmek. Düzenlemek. Terfi etmek. Desteklemek. Sınıf geçirmek. Katkıda bulunmak. Teşvik etmek.

Lift up : Yukarı kaldırmak. Yukarı doğru kaldırmak. Refetmek.

Arouses : Canlandırmak. Hayat bulmak. Uyandırmak. Canlanmak. Uyanmak. Ayaklandırmak. Uyuyan devi uyandırmak. Harekete geçirmek.

Elevate synonyms : hike up, trice up, spot promote, ennoble, arouse, upgrading, upgraded, bump up, aggrandizing, canonise, trice, upgrades, abolishes, hearten, egg on, advertizing, comfort, axe, promote, drive up, pump, move, canonizes, move up, brevet, annulling, bolster up, jack up, designate, bestir, aggrandised, gentle, rear.

Elevate zıt anlamlı kelimeler, Elevate kelime anlamı

 

Demote : Alt sınıfa indirmek. Rütbesini indirmek. İndir. İndirgemek. İndirge. Aşağı dereceye indirmek. Alçalt.

Lower : Eder indirimi. Karartmak. Küçük düşürmek. Eksilmek. Küçültmek. Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim. Aşağılamak. Kırmak (gurur). Somurtmak.

Fall : Yıkılma. Dalmak. Aşağı sallanmak. Azalma. İnmek. Rastlamak. Düşüş. Eğimli olmak. Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. Gece çökmek.

Elevate ingilizce tanımı, definition of Elevate

Elevate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to elevate a weight, a flagstaff, etc. Raised aloft. To raise. To lift up. To bring from a lower place to a higher. Elevated.