Embers türkçesi Embers nedir

  • Sönmekte olan ateş.
  • Korlaşmış ateş.
  • Köz.

Embers ile ilgili cümleler

English: Ali always remembers to say thank you.
Turkish: Ali teşekkür ederim demeyi her zaman hatırlar.

English: Ali never remembers my name.
Turkish: Ali asla benim adımı hatırlamaz.

English: Ali and three other crew members were injured in the accident.
Turkish: Ali ve diğer üç mürettebat kazada yaralandı.

English: Ali doesn't know if Mary remembers him.
Turkish: Ali Mary'nin onu hatırlayıp hatırlamadığını bilmiyor.

English: Ali and Mary are active members.
Turkish: Ali ve Mary aktif üye.

Embers ingilizcede ne demek, Embers nerede nasıl kullanılır?

Live embers : Sönmemiş ateş korları.

Admitting new members : Yeni üyelerin kabulü. Yeni katılımcılar kabul etmek. Bir gruba insanlar dahil etmek.

All members : Üyelerin her biri. Tüm üyeler.

Associate membership : Ortak üyelik.

Council members : Konsey üyesi. Kurul üyesi. Meclis üyesi. Belediye meclisi üyesi.

Family members : Akraba. Aile üyeleri. Erkek akraba. Aile fertleri. Aile üyesi. Aile efradı. Aile bireyleri.

Full membership : Tam üyelik.

Group membership : Grup üyeliği.

Do we need to be members : Üye olmamız gerekiyor mu.

Eu membership : Avrupa birliği üyeliği. Ab üyeliği.

İngilizce Embers Türkçe anlamı, Embers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Embers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Firebrand : Yanan çubuk. Sorun çıkarıcı. Kışkırtıcı. Ateş kaynağı. Yanan odun parçası. Ortalığı karıştıran delifişek. Meşale. Öksü. Enerjik ve canlı kimse (argo terim).

Pincer : Kerpeten. Kıskaç. Cımbız.

Brother : Erkek kardeş. Gardaş. Birlik. Din kardeşi. Arkadaş. Abi. Can. Kardeş. Dost. Beraberlik.

Extremity : Nihayet. Zirve. Aşırı derece. Hudut. Etraf ya da uç parçaları. omurgasız hayvanlarda bölütlere (segment) bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları. Aşırılık. Son. Uç. Son derece. Uç kısımlar, canlılarda segmentlere bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları.

Ember : Canlı anı. Kor.

Charter member : Kurucu üye.

Joiner : Birçok gruba üye olan kimse. Marangoz. Birçok yere üye olma meraklısı. Ahşap doğramacı. Birçok derneğe üye olan kimse. Doğramacı. Birleştirici.

Commissioner : Komiser. Komisyon üyesi. Yetkili kişi. Şube müdürü. Vekil. Delege. Komisyonca atanan görevli. Yargıç. Müdür. Yetkili kimse.

Committee member : Kurul üyesi. Bir komiteye katılan kişi. Komite üyesi.

Fellow : Emsal. Bir bilim kurumunun üyesi. Yakın arkadaş. Hemcins. Adam. Ortak. Benzer. Aynı dereceden kimse. Aynı tür. Ahbap.

Embers synonyms : homegirl, fellow member, homeboy, external body part, mouthpart, sodalist, kolkhoznik, fang, board member, appendage, clan member, swimmeret, cinder, limb, firebrands, nipper, digit, parapodium, cinders, rotarian, dactyl, cabalist, tribesman, club member, council member, emberings, chela, rosicrucian, pledge, clansman, cindering, inductee, claw.

 

Embers zıt anlamlı kelimeler, Embers kelime anlamı

Nonmember : Üye olmayan kişi. Üye olmayan kimse.

End : Son kısım. Kalıntı. Akıbet. Bitirmek. Bitiş çekidi. Sona ermek. Son bulmak. Sonuç. Ölüm. İzmarit.