Emblazon türkçesi Emblazon nedir

Emblazon ingilizcede ne demek, Emblazon nerede nasıl kullanılır?

Emblazoned : Kutlamak. Süslenmiş. Göklere çıkarmak. Yüceltmek. Armalarla süslemek. Armalarla süslenmiş. Göklere çıkartılmış. Övmek. Yüceltilmiş. Armalarla donatılmış.

Emblazoner : Yücelten kimse. Donatan kimse. Öven kimse. Göklere çıkaran kimse. Süsleyen kimse.

Emblazoning : Övmek. Armalarla donatma. Armalarla süslemek. Armalarla süsleme. Göklere çıkarmak. Süsleme. Kutlamak. Yüceltme. Övme. Göklere çıkartma.

Emblazonment : Göklere çıkartma. Armalarla süsleme. Övme. Donatma. Parlak bir şekilde donatılmış şey (örneğin armalarla donatılmış bir kalkan). Yüceltme. Armalarla donatma. Süsleme. Parlak bir şekilde donatma.

Emblazonments : Göklere çıkartma. Yüceltme. Armalarla süsleme. Süsleme. Armalarla donatma. Parlak bir şekilde donatma. Parlak bir şekilde donatılmış şey (örneğin armalarla donatılmış bir kalkan). Övme. Donatma.

Emblazing : Yakmak. Alevlendirme. Ateşlemek. Tutuşturulma. Ateşe vermek. Tutuşturmak. Alevlendirmek. Aydınlatılma.

Emblazonry : Armalarla süsleme sanatı. Armalarla donatma sanatı. Armalı süslemeler.

Assemblage zone : Taşıl biçimlerinin doğal bir topluluğu ile belirtilen katmanlar. Doğay kuşağı.

 

Emblaze : Aydınlatmak. Tutuşturmak. Görsel bilgileri sıkıştırmak için kullanılan teknoloji (internet ortamında ilave bir göz atıcı programa ihtiyaç duyulmadan). Alevlendirmek.

Bear no resemblance to : -e hiç benzememek.

İngilizce Emblazon Türkçe anlamı, Emblazon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emblazon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Build up : Kuvvetlendirmek. Güçlenmek. Kurmak. Nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektronun serbest kalması sonucu, soğrulan doz debisinin derinliğine artması. (hastalıktan sonra) kendine gelmek. Geliştirmek. Güçlendirmek. Oluşturmak.

Enthroned : Tahta oturtulmuş. Tahta çıkartılmış. Başına taç etmek. Taç giydirmek. Tahta çıkarmak. Kalbinde veya zihninde bir kimseye yüksek yer verilmiş.

Beautified : Dekore edilmiş. Süslenmek. Güzel hale getirilmiş. Güzelleştirmek. Güzelleştirilmiş. Süslenmiş. Güzelleşmek.

Bedight : Bezemek. Donatmak.

Decorate : Dekore etmek. Dekor olmak. Süsleyip püslemek. Boyamak. Dekorasyon yapmak. Allamak pullamak. Duvar kağıdı ile kaplamak. Madalya takmak. Nişan vermek. Donatmak.

Boosted : Yukarıya itmek. Yükseltmek. Kaldırmak. Voltajını yükseltmek. Reklamını yapmak. Artırmak.

Enthroning : Başına taç etmek. Kalbinde veya zihninde bir kimseye yüksek yer verme. Taç giydirmek. Tahta çıkartma. Tahta çıkarmak.

Colour : Canlılık. Boya. Maske. Hareketlilik. Renk duyumu. Renk vermek. Boya renklendirmek. Ton. Renk. Duyulanmanın niteliğinde, ışığın tayfsal bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı cinsten olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir duyulanmanın belirtisi, ıralayıcı niteliği.

 

Deify : İlahlaştırmak. İdolleştirmek. Tapmak. Tanrısallaştırmak. Tanrılaştırmak. Ululaştırmak.

Bedighted : Bezemek. Donatmak.

Emblazon synonyms : array, miniate, embellish, adorns, bedecking, congratulates, bedeck, beautifying, blazon, canonize, beslaver, bragged, aggrandize, boosts, belaud, cry up, celebrates, celebrate, celebrating, brag, congratulate on, emblazoned, attire, brags, congratulate, ornament, enthuse about, congratulated, deifies, enthrones, aggrandizing, beautify, acclaims.

Emblazon ingilizce tanımı, definition of Emblazon

Emblazon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To depict or represent. Said of heraldic bearings. [Bakınız: Blazon].