Emendate türkçesi Emendate nedir

  • Bir metnin yanlışlarını düzeltmek.
  • Bir yazıyı düzeltmek.
  • Metinsel düzeltmeler yapmak.
  • Bir yazı üzerinde değişiklikler yapmak.

Emendate ingilizcede ne demek, Emendate nerede nasıl kullanılır?

Emendating : Bir yazıyı düzeltmek. Bir metni düzeltmek. Tadil etmek. Metinsel düzeltmeler yapmak. Bir metnin yanlışlarını düzeltmek. Bir metni tashih etmek. Bir yazı üzerinde değişiklikler yapmak.

Emendation : Düzeltme (metne ait). Düzeltme. Doğrultma. Değişiklik yapma.

Emendations : Düzeltme (metne ait). Değişiklik yapma. Düzeltme.

Emendator : Bir metni düzelten. Düzeltmen. Bir metni tashih eden. Tadil eden. Bir metin üzerinde değişiklik yapan.

Emendatory : Düzeltici. Düzeltme türünden.

Emend : Düzeltmek. Tashih yapmak. Değişiklik yapmak. (bir yazının yanlışlarını) düzeltmek. Yanlışlarını düzeltmek (bir metnin).

Emender : Bir metni düzelten.

Emended : Değişiklik yapılmış (metin). Tadil edilmiş (metin). Değişiklik yapmak. Düzeltmek. Düzeltilmiş (metin). Tashih edilmiş (metin).

Tremendous : Kocaman. Koskocaman. Çok fazla. Büyük. Mahşeri. Heybetli. Harika. Olağanüstü. Muazzam. Çok büyük.

Emending : Üzerinde oynama. Islah etme. Değişiklik yapma. Düzeltme. Değişiklik yapmak. Tadil etme. Düzeltmek. Tashih etme.

İngilizce Emendate Türkçe anlamı, Emendate eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Emendate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come up : Olmak. Londra'ya gelmek. Yaklaşmak. Mahkemeye çıkmak. Yaygın olmak. Çıkagelmek. Ele alınmak. Yükselmek (güneş). Gündeme gelmek. Ortaya çıkmak.

Official document : Resmi varaka. Devlet dairesi tarafından verilen belge. Resmi evrak. Resmi belge.

Unauthorised : Onaylanmamış. Resmi olmayan. Lisanssız. Yetkisiz. Ruhsatsız. Onaysız. Yasak. İllegal. Yasaklanmış. Yasadışı (ayrıca unauthorized).

Legal document : Resmi evrak. Yasal belge.

Instrument : Saz. Vasıta. Aygıt. Doküman. Alet. Döküman. Belge. Gereç. Bir iş yapmaya ya da bir bilgi sağlamaya yarayan araç. Bir toplumun üyesi olan bireyin, amacını gerçekleştirmek için kullandığı doğal ya da yapay nesne. bk. halk sanatı, sanat. krş. kültür, halk kültürü.

Flow out : Dışarı akmak. Dışarıya akmak. Sızmak.

Authorized : Yetki verilmiş. Otorize. İzin verilmiş. İzinli. Ruhsatlı. Resmi. Yetkili. Yetki verilmiş kişi.

Unauthorized : Onaylanmamış. Gayri resmi. Ruhsatsız. Salahiyetsiz. Yasak. İzinsiz. Resmi olmayan. Yetkisiz.

Effuse : Dökmek. Yayılmak. Yaymak. Yayılmış, ince tabaka halinde yayılmış. Sızmak. Yayılmış. Efüz. Taşırmak. Sızdırmak.

Emendating : Tadil etmek. Bir metni tashih etmek. Bir metni düzeltmek.

Emendate synonyms : legal instrument, come, authorised, authorisation, authorization.

Emendate zıt anlamlı kelimeler, Emendate kelime anlamı

Authorized : Yetki verilmiş. Yetkili. Otorize. İzinli. Ruhsatlı. Resmi. Yetki verilmiş kişi. İzin verilmiş.

Unauthorized : İzinsiz. Yetkisiz. Yasak. Resmi olmayan. Gayri resmi. Salahiyetsiz. Onaylanmamış. Ruhsatsız.

Go : İddiaya girmek. Bahse girmek. Kaybolmak. Girişim. Söylenmek. Uymak. Koyulmak. Yok olmak. Devrolunmak. İş görmek.