Emphasizes türkçesi Emphasizes nedir
- Önemini belirtmek.
- Vurgu yapmak.
- Üstüne basmak.
- Önemle belirtmek.
- Üstünde durmak.
- Üzerinde durmak.
- Vurgulamak.
- Altını çizmek.
- Belirtmek.
Emphasizes ile ilgili cümleler
English: The teacher often emphasizes that students should have courage.
Turkish: Öğretmen genellikle öğrencilerin cesarete sahip olmalarının gerekli olduğunu vurgulamaktadır.
Emphasizes ingilizcede ne demek, Emphasizes nerede nasıl kullanılır?
Deemphasizes : Önemini azaltmak. Vurguyu kaldırmak.
Overemphasizes : Önemle üzerinde durmak. Üzerinde çok durmak. Önemle vurgulamak. Üzerinde önemle durmak.
Reemphasizes : Yeniden vurgulamak.
Underemphasizes : Yeterince üzerinde durmamak. Yeterince baskı yapmamak. Yeterince sıkıştırmamak. Yeteri kadar vurgulamamak. Yeterince önem vermemek. Yeterince vurgulamamak. Yeterince tonlamamak (ayrıca underemphasise).
De emphasize : Önemsizleştirmek. Dikkati üzerinden çekmeye çalışmak. Önemini azaltmak.
Overemphasized : Üzerinde çok durulmuş. Aşırı vurgulanan. Gereğinden fazla vurgulanan (ayrıca overemphasised). Üzerinde çok durulan. Fazlasıyla üzerinde durulan.
Reemphasize : Yeniden vurgulamak.
Deemphasized : Önemini azaltmak. Vurguyu kaldırmak.
Emphasize : Belirtmek. Üstünde durmak. Önemini belirtmek. Üstüne basmak. Üzerinde durmak. Vurgu yapmak. Önemle belirtmek. Vurgulamak. Altını çizmek.
Emphasized : Üzerinde durulmuş. Önemi belirtilmiş. Ağırlık verilmiş. Israrla söylenmiş. Önemini belirtmek. Üzerinde durmak. Vurgulamak. Belirtilmiş. Vurgulanmış.
İngilizce Emphasizes Türkçe anlamı, Emphasizes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Emphasizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Denotes : İşaret etmek. Adı olmak. Anlamına gelmek. Göstermek. Simgelemek. Göstermek (belirtmek vb). Delalet etmek. İşareti olmak. İfade etmek.
Denominate : Ayırmak. İsim koymak. İsim vermek. İsimlendirmek. Adlandırmak. Göstermek. Demek. Ad vermek.
Emphasise : Daha açık bir şekilde açıklamak. Daha iyi bir şekilde açıklamak. Daha belirgin bir şekilde ortaya çıkarmak (örneğin, the skirt she is wearing emphasises her waist {giydiği etek belini ortaya çıkarıyor}) (emphasize olarak da yazılır). Önemine vurgu yapmak.
Keynotes : Parti programı. İlke. Açış konuşması yapmak. Ana nota. İlkeleri anlatmak. Açılış konuşması yapmak. Temel düşünce. Dayanak. Esas nota.
Emphasized : Israrla söylenmiş. Vurgulanmış. Önemi belirtilmiş. Belirtilmiş. Ağırlık verilmiş. Üzerinde durulmuş.
Evince : Açığa vurmak. Açığa çıkarmak. Belli etmek. Göstermek. Açıkça göstermek.
Surmounts : Aşmak. Üstesinden gelmek. Galebe çalmak. Üstünden yükselmek. Altından kalkmak. Halletmek. Üzerinde olmak. Yenmek. Hakkından gelmek.
Bear upon : Bağıntılamak. İle ilgisi olmak. İlgilendirmek. Ateş etmek. İle ilgili olmak. Topa tutmak. İlgisi olmak. Etkisi olmak. Bağlantısı olmak.
Signalise : Göstermek (ayrıca signalize). Sinyal vermek. Belirginleştirmek. Meşhur etmek. Sinyalize etmek. Belirgin yapmak. Önemli yapmak. İşaretle bildirmek. Trafik işaretleri sağlamak.
Show : Açıklamak. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Gösterilmek. İbraz etmek. Eğlence izlencesi. Sergileme. Temsil. Sergilemek. Görünüş. Sergi.
Emphasizes synonyms : ram home, point up, re emphasise, press home, re emphasize, topicalize, accentuated, fasten on, italicizes, denoting, bring, dwell on, defines, play down, assert, importance, underlining, discourse, surmounted, overprint, deliver oneself, stresses, discoursed, embodies, elaborate, accenting, overstrike, couch, stressed, fasten upon, stress, accentuating, express.
Emphasizes zıt anlamlı kelimeler, Emphasizes kelime anlamı
Play up : Belirtmek. Yaramazlık etmek. Üzerinde durmak. Sorun çıkarmak. Vurgulamak. Elinden gelenin en iyisini oynamak (spor terimi). Oyun oynamak. Daha sesli çalmak. Abartmak. Daha yüksek sesle çalmak.
Foreground : Ön plan. Ön plana almak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Önalan. Önplan. En öndeki görüntü. Ön. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar.
Unstressed : Gerilmemiş. Vurgusuz.

Bu kısımda Emphasizes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Emphasizes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Emphasizes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Emphasizes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.