Emphasized türkçesi Emphasized nedir

  • Üzerinde durmak.
  • Önemini belirtmek.
  • Belirtilmiş.
  • Üzerinde durulmuş.
  • Ağırlık verilmiş.
  • Vurgulanmış.
  • Önemi belirtilmiş.
  • Vurgulamak.
  • Israrla söylenmiş.

Emphasized ile ilgili cümleler

English: The teacher emphasized the importance of education.
Turkish: Öğretmen eğitimin önemini vurguladı.

English: He emphasized the importance of working hard.
Turkish: Çok çalışmanın önemini vurguladı.

English: The doctor emphasized that the patient had only a few days.
Turkish: Doktor hastanın sadece birkaç günlük ömrü olduğunu vurguladı.

English: The teacher particularly emphasized that point.
Turkish: Öğretmen özellikle o noktaya vurgu yaptı.

English: He emphasized the importance of peace.
Turkish: Barışın önemini vurguladı.

Emphasized ingilizcede ne demek, Emphasized nerede nasıl kullanılır?

Emphasized the seriousness of the matter : Meselenin ciddiyetine vurgu yaptı. Eldeki sorunun ciddiyetinin altını çizdi.

Deemphasized : Önemini azaltmak. Vurguyu kaldırmak.

Overemphasized : Fazlasıyla üzerinde durulan. Aşırı vurgulanan. Gereğinden fazla vurgulanan (ayrıca overemphasised). Üzerinde çok durulmuş. Üzerinde çok durulan.

Reemphasized : Yeniden vurgulamak.

Underemphasized : Yeterince baskı yapmamak. Yeterince üzerinde durmamak. Yeterince sıkıştırmamak. Yeteri kadar vurgulanmamış. Yeterince önem vermemek. Yeterince tonlamamak (ayrıca underemphasise). Yeterince vurgulamamak.

 

De emphasize : Dikkati üzerinden çekmeye çalışmak. Önemsizleştirmek. Önemini azaltmak.

Deemphasizes : Önemini azaltmak. Vurguyu kaldırmak.

Reemphasize : Yeniden vurgulamak.

Emphasizes : Vurgulamak. Belirtmek. Vurgu yapmak. Üstünde durmak. Üstüne basmak. Önemini belirtmek. Önemle belirtmek. Üzerinde durmak. Altını çizmek.

Emphasizer : Bir frekans aralığını bir diğeriyle ilgili olarak vurgulamak üzere bir sisteme yerleştirilen süzgeç (elektronik). Vurgu yapan (emphasiser olarak da yazılır). Kuvvetlendirici. Vurgu devresi. (amerikan ingilizcesi) vurgu devresi. Vurgulayan.

İngilizce Emphasized Türkçe anlamı, Emphasized eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emphasized ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discourse : Nutuk. Söylem. İşlemek. Vaız. Söylev. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak. Tez. Bahsetmek. Konuşma. Araştırma.

Evinced : Açığa vurulmuş. İzhar edilmiş. Aydınlığa kavuşturulmuş. Açıkça göstermek. İspat edilmiş. Açığa vurmak. Gösterilmiş. Belli etmek. Delil gösterilmiş.

Emphatic : Önemli. Israrlı. Vurgulu. Güçlü. Etkili. Frapan. Katı. Göze çarpan. Vurgulanarak söylenen.

Keynote : İlke. Dayanak. Açış konuşması yapmak. Açılış konuşması yapmak. Ana nota. Parti programı. Temel düşünce. Esas nota. Ana ilke.

Elaborates : Özen göstermek. İnce işle ve emekle meydana getirmek. Detaylandırmak. Ayrıntılı bir şekilde hazırlamak. Karmaşıklaştırmak. Ayrıntılara inmek. Ayrıntıyla donatmak. Özenle hazırlanmış. Açmak.

 

Elaborate : Özenle hazırlanmış. Özenli. Detaylandırmak. Özen göstermek. Ayrıntılara inmek. Ayrıntılı bir şekilde hazırlamak. Açmak. İncelikli. Detaylı.

Pronounced : Kesin. Güçlü. Sert. Belli. Aşikar. Bariz. Göze çarpan. Etkili. Belirgin.

Accenting : Vurgulu okumak. Vurgulayan. Vurgulama.

Accented : Aksan verilen. Üzerinde durulan. Vurgulu okunan. Vurgulu. Aksan verilmiş.

Highlighted : İşaret edilmiş. Kararmış. Altı çizilmiş.

Emphasized synonyms : stressed, discoursing, accentuated, evidenced, accentuate, accentuating, deliberate, emphasised, give points to, signalise, bring out, brought out, keynotes, explicits, dwell on, discourses, stated, lay stress on, give point to, emphasise, accentuates, lend emphasis to, highlight, explicit, emphatical, emphasizes, keynoted, discoursed, earmarked, specified, accent, emphasize.

Emphasized zıt anlamlı kelimeler, Emphasized kelime anlamı

Unstressed : Vurgusuz. Gerilmemiş.