Empoisoned türkçesi Empoisoned nedir

  • Zehirlenmiş.
  • İçine zehir katılmış.
  • Bozulmuş.
  • Zehir etmek.
  • Acılaştırılmış.
  • Zehir içirilmiş.
  • Zehirlemek.
  • Zehir gibi yapmak.
  • Olumsuz biçimde etkilenmiş.
  • Gücendirilmiş.
  • Acı hisler uyandırmış.

Empoisoned ingilizcede ne demek, Empoisoned nerede nasıl kullanılır?

Empoison : Zehirlemek. Zehir etmek. Zehir gibi yapmak.

İngilizce Empoisoned Türkçe anlamı, Empoisoned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Empoisoned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Envenoming : Zehir katma. Zehirleme. Acılık verme. Zehir katmak. Bozma. Dolduruşa getirmek. Kızıştırmak. Aşılamak.

Poison : Olumsuz yönde etkilemek. Ağu. Otalamak. Zehir katmak. Ağı. Aşı. Ağılamak. Zehir vermek. Zehir saçmak. Bozmak.

Poisons : Zehir katmak. Zehirler. Zehir vermek.

Altered : Diğer. Değişmiş. Değiştirilmiş.

Intoxicates : Keyif vermek. Sarhoş etmek. Kendinden geçirmek. Mest etmek.

Damaged : Bozuk. Zarar verilmiş. Zarar görmüş. Mahvolmuş. Hasarlı. Hasar görmüş. Ezik ve çürük içinde.

Captive : Tutsak edilmiş. Mahpus. Kısıtlanmış. Esir düşmüş. Savaş esiri. Baskı altında. Esir. Tutsak. Rehine. Kapatılmış.

Sours : Mayhoş. Ekşi. Kesilmek. Bozulmak. Surat asmak. Bozmak. Süt kesilmek. Hayatı zehir olmak. Somurtmak.

 

Alcoholize : Alkol eklemek. İspirtolaştırmak. Alkole doyurmak. Alkolle damıtmak. Sarhoş etmek (ayrıca alcoholise). Alkole dönüştürmek.

Envenom : Aşılamak. Kızıştırmak. Bozmak. Zehir katmak. Kin aşılamak. Dolduruşa getirmek.

Empoisoned synonyms : cankered, blemished, sourest, soured, unfree, contaminated, degenerate, backslidden, displeased, corrupt, alcoholizing, broken down, abashed, broken, defaced, poisoned, empoison, degenerated, envenoms, corrupted, envenomed, sour, taint, confined, sourer, intoxicate, alcoholise, jailed, bastardly, contaminate, embittered, decomposed, alcoholized.

Empoisoned zıt anlamlı kelimeler, Empoisoned kelime anlamı

Free : Rahatlatmak. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Serbest. Beleş. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Parasız. Özgür. Serbest bırakmak. Muaf. Serbestçe.