Poison türkçesi Poison nedir

  • Ağılamak.
  • Ağu.
  • İçki.
  • Olumsuz yönde etkilemek.
  • Otalamak.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Bozmak.
  • Ağı.
  • Zehir.
  • Zehir katmak.
  • Zehir saçmak.
  • Bir organizmayı tedirgin eden ya da öldüren özdek. bir metal ya da alaşımın niteliğini bozan özdek. bir tezgenin etkinliğini azaltan ya da yok eden özdek.
  • Zehirlemek.
  • Aşı.
  • Zehir vermek.

Poison ile ilgili cümleler

English: Ali didn't poison Mary.
Turkish: Ali Mary'yi zehirlemedi.

English: Ali didn't poison anybody.
Turkish: Ali kimseyi zehirlemedi.

English: Did you poison him?
Turkish: Onu zehirledin mi?

English: Ali wrote poison pen letters to most of his neighbors.
Turkish: Ali komşularının çoğuna iftira niteliğinde mektup yazdı.

English: Are you trying to poison me?
Turkish: Beni zehirlemeye mi çalışıyorsun?

Poison ingilizcede ne demek, Poison nerede nasıl kullanılır?

Poison fang : Zehirli diş. Zehir dişi.

Poison gas : Zehirli gaz.

Poison hemlock : Lekeli baldıran. Ağı otu. Baldıran. Ağıotu. Şeytantersi. Baldırgan.

Poison ivy : Bir tür zehirli sumak. Zehirli sarmaşık. Sumak.

Poison oak : Bir tür zehirli sumak.

Poison sumac : Bir tür zehirli sumak.

Hate like poison : Günahı kadar sevmemek.

Enzyme poison : Enzim zehiri. Enzimlerin aktifliğini sürekli durdurabilen madde.

Burnable poison : Tükenebilir reaktör zehiri. Yanabilir zehir. Tüketilebilen zehir. Bir reaktörün reaktifliğinde oluşan süreli değişimlerin denetlenmesi amacıyla, reaktör içine istemli olarak konulan nükleer zehir. Yanabilen zehir. Tükenebilen zehir. Nötron yutucu.

 

Poison pen : İmzasız olarak birine yazılan nefret mektubu. Kötü niyetle yazılan. Tehdit mektubu.

İngilizce Poison Türkçe anlamı, Poison eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poison ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adulterates : Seyreltmek. Saflığını bozmak. Karışık. Değerini düşürmek. Karıştırmak. Yabancı madde katmak. Hileli. Hile katmak. Yabancı madde karıştırarak.

Inoculations : Aşılanma. İnokülasyon. Aşılama. Ekim. Aşı yapma.

Adulterate : Yabancı madde karıştırarak. Saflığını bozmak. Hileli. Seyreltmek. Değerini düşürmek. Yabancı madde katmak. Hile katmak. İçine yabancı madde katmak. Karışık.

Acid radical : Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Asit kökü. Bir asidin negatif parçası. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe.

Immunisation : (britanya ingilizcesi) bağışıklık kazandırma. İmmunizasyon. Bağışıklık. Bağışıklık kazandırma. Bağışıklama. Korunmalı portfolyo. İmmünizasyon. İmmünize. Bir hastalığa karşı duyarsızlık kazandırma süreci (immunization olarak da yazılır).

Grafting : Aşı (yapma). Aşılama. Greft alma. Çubuk aşısı. Organ aşılama. Rüşvet alma.

 

Bottle : Şişeye koymak. Kavanozlayıp saklamak. Tüp. Biberon. Şişeye doldurmak. Emzik. Metal silindir. Şişelemek. Şişe.

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Substance : Doğruluk. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. Öz. Anafikir. Töz. Ana fikir. Uzayda yer doldurup kimyasal bir yapısı olan varlık. Özlülük. Zenginlik. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Abolishes : İlga etmek. Feshetmek. İptal etmek. Ortadan kaldırmak. Lağvetmek. Hükümsüz kılmak. Yürürlükten kaldırmak. Durdurmak. Kaldırmak.

Poison synonyms : poisonous substance, venin, aliphatic saturated compounds, hooches, drank, empoison, booze, inoculums, misdirect, inoculation, alcohol, intoxicates, debase, cures, contaminate, abash, aug, juice, alcoholize, toxicant, alcoholise, envenoms, abashes, alcohols, taint, addling, buddings, intoxicate, abashing, alloy, poisons, adulterating, pervert.

Poison zıt anlamlı kelimeler, Poison kelime anlamı

Constructiveness : Yardımseverlik. Verimlilik. Yaratıcılık. Yapıcılık. Olumluluk.

Poison ingilizce tanımı, definition of Poison

Poison kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To poison food or drink. To put poison upon or into. To act as, or convey, a poison. The poison of pestilential diseases. Any agent which, when introduced into the animal organism, is capable of producing a morbid, noxious, or deadly effect upon it. As, morphine is a deadly poison. As, to poison an arrow. To infect with poison.