Emu türkçesi Emu nedir

  • Avustralya'ya özgü bir cins devekuşu.
  • Avrupa birliğinde ortak makro iktisadi hedeflere ulaşılması için tek para olarak avro’nun kullanıldığı para alanı.
  • Üye ülkeler arasındaki iktisadi, mali, sosyal politika ve diğer alanlardaki tüm farklılıkların giderilerek ortak uygulamaların yapıldığı ve bu konulardaki ulusal egemenlik haklarının uluslarüstü nitelikteki bir birliğe devredildiği iktisadi bütünleşmenin son aşaması.
  • Avrupa para birliği.
  • Avrupa iktisadi ve parasal birliği.
  • İktisat alanında kullanılır.

Emu ile ilgili cümleler

English: The professor who invented it has the right to reasonable remuneration from the university.
Turkish: Onu icat eden profesör, üniversiteden makul bir ücret hakkına sahip

English: Everyone who works has the right to just and favourable remuneration ensuring for himself and his family an existence worthy of human dignity, and supplemented, if necessary, by other means of social protection.
Turkish: Çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtalarıyla da tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.

English: Polyphemus, son of Neptune, had only one eye in the front.
Turkish: Polyphemus'un, Neptün'ün oğlu, önünde sadece bir gözü vardı.

 

English: Romulus and Remus were brothers.
Turkish: Romulus ve Remus erkek kardeşlerdi.

Emu ingilizcede ne demek, Emu nerede nasıl kullanılır?

Emulate : Öykünmek. Taklit etmeye çalışmak. Bir diğer kişiden daha iyisini yapmaya çalışmak. Başkasından iyi yapmak. Özenmek. Benzemeye çalışmak. Rekabet etmek. Biri kadar başarılı olmaya çalışmak. Benzetmek.

Emulated : Benzetimli. Yarışmak. Özenmek. Benzemeye çalışmak. Öykünmüş. İmrenmek.

Emulates : Rekabet etmek. İmrenmek. Özenmek. Biri kadar başarılı olmaya çalışmak. Başkasından iyi yapmak. Benzemeye çalışmak. Taklit etmeye çalışmak. Benzetmek. Yarışmak. Öykünmek.

Emulating : Benzemeye çalışmak. İmrenmek. Yarışmak. Benzetme. Özenmek.

Emulation : Belli bir bilgisayar için yazılmış izlencelerle başka bir bilgisayarı kullanma olanağı sağlayan teknik. bir bilgisayar dizgesinin, sanki başka bir bilgisayar dizgesine öykünerek, onun için hazırlanmış veri ve izlencelerle, değişik sürede de olsa, özdeş sonuçlar vermesini sağlayan teknik. bk. benzetim. Emülasyon. Öykünüm. Özenme. Öykülenme. Benzeme. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Yarışma. Rekabet. Benzemeye çalışma.

Emulation program : Öykünme programı. Öykünüm programı.

Emulation support : Öykünme desteği.

Emulator : Emülator. Taklitçi kimse. Taklit yapan. Benzetici. Rakip. Öykünücü. Emülatör. Taklitçi.

Emulgator : Bir gıda katkı maddesinde yağ ve su gibi iki veya daha fazla fazın karışımlarının katmanlara ayrılmasını önlemeye yardım eden maddeler. Süt ikame yemi gibi suya karıştırılarak çoğaltılıp kullanılacak maddelerin ortamda bağdaşık bir biçimde dağılmasını sağlayan, yemlere katılarak onların kararlı emülsüyon durumuna gelmesini sağlayan lesitin, mono ve digliserit gibi maddeler. bir gıda maddesinde, yağ, su vb. iki veya daha fazla farklı fazın bağdaşık karışımını sağlayan veya sabit tutan madde. Emülgatör.

 

Emulator software : Öykünme yazılımı.

İngilizce Emu Türkçe anlamı, Emu eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emu ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Current unit : Akım birimi. Geçerli birim. Kullanılan birim.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Charge unit : Yük birimi.

Power unit : Yürüyen aksam. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güç kaynağı. Güç ünitesi. Üreteç. Elektrik santralı. Jeneratör. Güç birimi. Dinamo. Daha az donanımlı küçük elektrik fabrikası.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ratite : Uçamayan kuş. Karinasız kuş.

Emu synonyms : elastance unit, emu novaehollandiae, light unit, dromaius novaehollandiae, dromaius, flightless bird, inductance unit, ratite bird, magnetomotive force unit, quantity unit, flux density unit, potential unit, field strength unit, genus dromaius, a shift in individual demand, resistance unit, european monetary union, abnormal budget, ability rent, capacitance unit, a type mutual funds, conductance unit, unit, ability to pay principle, a pass through certificate, ability to pay approach, electromagnetic unit, a group shares, a shift in supply, unit of measurement, abolition of forced labour convention, radioactivity unit.

Emu zıt anlamlı kelimeler, Emu kelime anlamı

Carinate : Carina'sı olan. Çıkıntılı bir şekli olan (botanik, zooloji). Karinat.

Emu ingilizce tanımı, definition of Emu

Emu kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large Australian bird, of two species (Dromaius Novæ-Hollandiæ and D. irroratus), related to the cassowary and the ostrich. The emu runs swiftly, but is unable to fly.