End point türkçesi End point nedir
- Kimya alanında kullanılır.
- Dönüm noktası.
- Nihai nokta.
- Oylumsal çözümlemede, ayarlı derişimdeki tepkenle, belirlenmek istenenin eşdeğer olduğu ve kullanılan belirtecin renk değiştirdiği eşdeğerlik noktası.
- Nötrleştirme noktası.
- Uç nokta.
- Son nokta.
- Son çekit.
End point ingilizcede ne demek, End point nerede nasıl kullanılır?
End : Kalıntı. Taraf. Akıbet. Sonuç. Sona erdirmek. Kalkmak. Bitmek. Bitim. Uç çekit.
Point : Uç. İşaret etmek. Punto. Nokta. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Doğrultmak. Fermaya oturmak. Uç vermek. Ucunu sivriltmek. Puan.
End point restriction : Son nokta kısıtı.
End around borrow : Döngüsel ödünç.
End around carry : Uç-yuvarlaklaştırma eldesi. Döngüsel elde.
End around shift : Dönerli kaydırma.
End artery : End arter. Uç atardamar. Uç-atardamar. Diğer atardamarlarla anastomozu bulunmayan atardamar, end arter.
İngilizce End point Türkçe anlamı, End point eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak End point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alcoholometry : Alkolometri. Alkolölçüm. Alkol ölçüm. Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi.
Aliphatic saturated compounds : Alifatik doymuş bileşikler. Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (.
Climaxes : Zirve. Orgazma ulaşmak. Doruk. Zirveye ulaşmak. En yüksek dereceye varmak. Doruk noktası. Orgasm. Giderek artmak. Doruğa ulaştırmak.
Climaxed : Zirveye ulaşmak. Doruk. Doruğa ulaşmak. Orgazma ulaşmak. Doruk noktası. En yüksek dereceye varmak. Giderek artmak. Orgasm olmak. Doruğa ulaştırmak.
Terminus ad quem : (latince) son. Amaç ya da bitiş noktası. Hedef. -'un sonu. Zamandaki en son nokta. Final noktası. Bitiş noktası. Varış yeri. Bitiş veya bitim tarihi.
Catastrophes : Felaketle sonuçlanan olay. Afet. Felaket.
Breakthroughs : Buluş. Yenilik. Çığır açan buluş. İyileştirme. Cepheyi yarıp geçme. Bilimde büyük buluş. Büyük buluş. Atılım. İlerleme.
Climax : En heyacanlı çekide ulaşmak. Doruk noktası. En heyecanlı bölüm. Baskın türün çevre şartlarına tamamen uyduğu, peş peşe komüniteler serisinde olgunlaşmış durum. Doruğa ulaşmak. Orgazm. Klimaks. En yüksek dereceye varmak. Biyoloji, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir oyunun geriliminde en üst, keskin nokta.
Additive properties : Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler. Eklenik özellikler.
Clinchers : Perçin makinesi. Sorunu kökünden çözen tartışma. Düğüm noktası. Kenetlenmek.
End point synonyms : crises, crisis, acid radical, end, acier inoxydable, active metals, breakthrough, alabaster, alcohols, catastrophe, activated coal, climaxing, climacterics, clincher, additive, utmost, terminal point, endpoint, climacteric, aldehydes, decisive moment, aliphatic compounds, alicyclic compounds, acidimetry, active passive metal, acid salt, utmosts, crossroad, cusp, final point.

Bu kısımda End point kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede End point ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce End point anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz End point ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.