Ended türkçesi Ended nedir
- Sona ermek.
- Ölmek.
- Bitirmek.
- Son vermek.
- Yok etmek.
- Bitmek.
- Sonuçlanmak.
- Bitti.
- Sonuca ulaşmak.
Ended ile ilgili cümleler
English: Ali and John had an argument about Mary that ended in a punch-up.
Turkish: Ali ve John'un Meryem'le ilgili tartışması yumruklaşmayla neticelendi.
English: Ali ended up becoming the owner of the company.
Turkish: Ali şirketin sahibi olmaktan vazgeçti.
English: Ali and his mates went on a pub crawl and all ended up pretty drunk.
Turkish: Ali ve arkadaşları alemlere akıp zil zurna sarhoş oldu.
English: Ali ended up in second place.
Turkish: Ali ikinci sırada tamamladı.
English: Ali ended up dead.
Turkish: Ali sonunda öldü.
Ended ingilizcede ne demek, Ended nerede nasıl kullanılır?
Ended his suffering : Sefaletten veya ızdıraptan kurtarma. Acısını dindirme. Izdırabına son verme.
Ended successfully : Başarılı bir şekilde bitirme. Amaçlanan bir hedefe erişerek biten. Muzaffer veya zafer kazanmış bir tarzda nihayete erdirme.
Close ended question : Kapalı uçlu soru.
Double ended spanner : İki ağızlı anahtar.
Double ended synchronization : Çift düğümlü eşzamanlama.
Appended : Eklemek. Eklenmiş. Katmak. İliştirmek.
Double ended : Çift ağızlı. Çift uçlu. İki ucu bir olan.
Amended : İyileştirmek. Düzeltmek. Düzeltildi. İyileşmek. Değişmek. Düzelmek. Değiştirmek (kanun vb).
Air suspended : Hava süspansiyonlu. Pnömatik süspansiyonlu.
Apple extended keyboard : Apple genişletilmiş klavye.
İngilizce Ended Türkçe anlamı, Ended eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ended ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bring to completion : Tamamlamak.
Indeterminate : Belgisiz. Kesin olmayan. Kuşkulu. Meçhul. Süresi belirsiz. Belli olmayan. Kararsızlık. Bilinmedik. Bellisiz. Belirsiz.
Boff : Hit parça. İçten gelen gülme. Dizginlenemeyen kahkaha. Osurmak. Çarpmak. Vurmak. Seks yapmak. Gaz çıkarmak. Tutulamayan kahkaha.
Be concluded : Akdedilmek. Sonuçlandırılmak. Neticelenmek.
Culminate : Meridyen üzerinde bulunmak. En son noktaya erişmek. Doruğuna yükselmek. Zirveye yükselmek. En yüksek noktaya varmak. Doruğa çıkmak. Zirvesine ermek. Neticelenmek.
Clearing off : Ortadan kaldırmak. Ortadan kaybolmak. Defolmak. Çekip gitmek.
Land up : İşin sonuna gelmek. Sonunda varmak. Son noktaya kadar gitmek.
Be out of : Kalmamak. Dışında bulunmak. Dışında olmak. Tükenmiş olmak.
End : Bitiş çekidi. İzmarit. Taraf. Kalkmak. Son. Son bulmak. Akıbet.
Chokes : Bastırmak. Nefes darlığı. Kısmak. Baskılamak. Tıkamak. Tıkanmak. Boğarak öldürmek. Boğulmak. Tıkanma.
Ended synonyms : annihilate, concluded, clear off, conclude, extrapolates, be used up, end in, extrapolated, be at an end, extrapolating, break up, bring to an end, cease to exist, conked, culminating, undetermined, come out, chuck, was sold out, conk out, demolish, choke, busted, accomplishes, break, adores, boffs, bollix, come through, blow over, be finished, win through, blot out.
Ended zıt anlamlı kelimeler, Ended kelime anlamı
Determinate : Belli. Sabit bir sayıya sahip olan. Muayyen. Hudutlu. Belirli. Sınırlı. Kesin. Mukarrer. Mahdut. Kati.
Restricted : Zorunlu. Kayıtlı. Sınırlı. Belirli bir türküm için. Yasak. Yalnızca belirli bir kesimin kullanımına özgü. Sınırlamalı. Kısıtlanmış. Kısıtlı. Kontrollü.

Bu kısımda Ended kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ended ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ended anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ended ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.