Culminate türkçesi Culminate nedir

  • Doruğuna yükselmek.
  • Neticelenmek.
  • Sonuçlanmak.
  • Meridyen üzerinde bulunmak.
  • Zirvesine ermek.
  • Doruğa ulaşmak.
  • En yüksek noktaya varmak.
  • Zirveye yükselmek.
  • Bitmek.
  • Doruğa çıkmak.
  • En son noktaya erişmek.

Culminate ile ilgili cümleler

English: The European Union is set up with the aim of ending the frequent and bloody wars between neighbours, which culminated in the Second World War.
Turkish: Avrupa Birliği, ikinci dünya savaşı ile sonuçlanan sık ve kanlı komşu devletler arasındaki savaşları bitirme amacıyla kuruldu.

Culminate ingilizcede ne demek, Culminate nerede nasıl kullanılır?

Culminated : Doruğa çıkmak. Neticelenmek. Meridyen üzerinde bulunmak. En yüksek noktaya varmak. En son noktaya erişmek. Doruğa ulaşmak. Bitmek. Sonuçlanmak. Doruğuna yükselmek. Zirvesine ermek.

Culminates : Neticelenmek. Doruğa ulaşmak. En son noktaya erişmek. Sonuçlanmak. Zirveye yükselmek. Meridyen üzerinde bulunmak. Doruğuna yükselmek. Zirvesine ermek. Doruğa çıkmak. Bitmek.

Culminating : Doruğa ulaşmak. Meridyen üzerinde bulunmak. Sonuçlanmak.

Culminating point : Doruk noktası.

Culmination : Sonuç. Sonuçlanma. Zirve. Son. Bir kemer yapısının en yüksek kesimi. En son noktaya erişme. Doruk. Meridyen üzerinde bulunma. En yüksek nokta. En yüksek noktaya varma.

 

Culminant : En yüksek noktada.

Culmiferous : Kömür tozu kapsayan.

Axial culmination : Eksen yükselmesi. Eksensel doruk. Bir kemer ekseninin yükselmiş olan kesimleri. Eksen yükselimi.

Lower culmination : Alt geçiş. Yıldızların öğlenden en az yükseklikli geçişi. Altgeçiş.

Culminations : En son noktaya erişme. Zirve. Son. Bitme. En yüksek noktaya varma. Sonuçlanma. Doruk. Meridyen üzerinde bulunma. Sonuç. Bitiş.

İngilizce Culminate Türkçe anlamı, Culminate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Culminate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concludes : Durdurmak. Sonuç çıkarmak. Hükmetmek. Karara varmak. Bitirmek. Anlaşma yapmak. Sonuçlandırmak. Sona erdirmek.

Adore : Delicesine sevmek. Çok sevmek. Bayılmak. Tapınmak. Tapmak. Çılgınca sevmek.

Be through with : Elini eteğini çekmek. Bitirmiş olmak. İki kişi arasındaki ilişki bitmiş olmak. (ilişki) sonlanmak. -i bitirmiş olmak. Aralarında her şey bitmek. Ayrılmak.

Terminate : Bitirmek. Sonlandırmak. Sona ermek. Sınırlamak. Sona erdirmek. Son vermek. Sınır koymak. Sonlamak.

Peaking : Doruğa ulaşma. En üst seviyeye ulaşma. Zayıflamak.

Redounded : Yararı olmak. Gerilemek. Artırmak. Gerektirmek. Katkıda bulunmak. İyi etkilemek. Kazandırmak. Arttırmak.

Concluded : Sonuçlandırmak. Karara varmak. Anlaşma yapılmıştır. Sonuç çıkarmak. Anlaşma yapmak. Iskat edilen hak. Bitirmek. Sonuca varılmış. Sonuca varan.

Adjourn : Tecil etmek. Tehir etmek. Sona ermek (toplantı veya oturum). Sonraya bırakmak. Dağılmak. Ertelenmek. Geciktirmek. Ertelemek. Geçmek (bir yere).

Climax : Doruk nokta. Doruk noktası. Giderek artmak. Biyoloji, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Orgazma ulaşmak. Bir oyunun geliminde ve gelişiminde kesin dönüm ya da değişim noktası. kişilerin ön planda olduğu oyunlarda baş oyun kişisinin, olayların önde olduğu oyunlarda ana olayın yönelişindeki kesin dönüm noktası. Doruk. Düğüm. Doruğa ulaştırmak.

 

End : Ölüm. Kalkmak. Son kısım. Son çekit. Sonuca ulaşmak. Taraf. Son. Erek. Amaç.

Culminate synonyms : ended, adores, end up, cease, be used up, top, climaxed, be out of, excel in, be over, be fond of, be at an end, being finished, peak, redound, conclude, eventuated, eventuates, come out, culminates, redounding, blows, come to a head, climaxing, be concluded, blow over, stop, be out, finish, end in, eventuate, result in, culminated.

Culminate zıt anlamlı kelimeler, Culminate kelime anlamı

Begin : Önayak olmak. Meydana gelmek. Adım atmak. Başlamak. Koyulmak. Girişmek. Start almak. Vücut bulmak. Başlatmak. Çığır açmak.

Culminate ingilizce tanımı, definition of Culminate

Culminate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Growing upward, as distinguished from a lateral growth. To be vertical or directly overhead. Applied to the growth of corals. To reach its highest point of altitude. To come to the meridian.