Endopore türkçesi Endopore nedir

  • Uzunluğu genişliğinin iki katından az olan sirkular ya da eliptiğe yakın por.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Endopor.
  • Uzunluğu genişliğinin iki katından az olan yuvarlak veya oval por.

Endopore ingilizcede ne demek, Endopore nerede nasıl kullanılır?

Endopod : Endopod. Kabukluların iki çatallı bacağının iç parçası, endopodit.

Endopode : Kabukluların iki çatallı bacağının iç parçası, endopodit. Endopod.

Endopodite : Kabukluların iki çatallı bacağının iç parçası, endopodit. Endopodit. Kabukluların iki çatallı bacağının iç parçası. Endopod. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Endopolygeny : Endopoligeni. Ana hücre içerisindeyken, her birisi kendi zarıyla çevrili kız hücrelerin oluşumu.

Endopolyploidy : Endopoliploidi. Diploit bir bireyde, çekirdeklerinde 4c, 8c, 16c, 32c.... miktarında dna kapsayan hücrelerin görülmesi.

Endoparasite : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İçasalak. Konakçının içinde yaşayan asalak. (sığırtenyası bir içasalaktır.). Diğer bir organizmanın içinde yaşayan parazit. iç parazit, endoparazit. İçparazit. Parazit. İç asalak. Bir organizmanın içerisinde yaşayan parazit, endoparazit, iç parazit. İç parazit. Endoparazit.

Endopeptidase : Protein molekülünün iç bağlarını hidrolize ederek küçük birimlere parçalayan bir proteinaz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Proteinlerin parçalanmasında görevli olan, peptit veya proteinlerin iç kısımlarındaki peptit bağlarının hidrolizini katalize ederek daha kısa peptitleri oluşturan pepsin, tripsin, kimotripsin gibi enzimlerin genel adı. Endopeptidaz.

 

Endopelvic : Pelvis içi. Endopelvik.

Endoparasitizm : İç parazitlik. Bir organizmanın içerisinde parazit olarak yaşama durumu, endoparazitizm, iç parazitlik. İç asalaklık. Endoparazitlik.

Endopericarditis : Endoperikarditis. Endoperikardit. Endokart ve perikartın yangısı.

İngilizce Endopore Türkçe anlamı, Endopore eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Endopore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvark : Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Yerdomuzu. Karınca yiyen.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

 

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Spore : Kaynak. Bitkilerin ya da bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan ve hayatın devamını sağlayan üreme yeteneğindeki hücreleri. Spor. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mantarlarda, bazı bitkilerde ve protozoonlarda görülen, genellikle tek hücreli, küçük, dayanıklı, eşeysiz üreme cisimciği. Köken. Çiçeksiz bitkilerde, mantar ve protozoonlarda tek hücreli, aseksüel olarak yeni bireyler oluşturabilen, küçük, tek hücreli üreme cisimciği veya birimi. kötü çevre koşullarına uyum sağlamış olan, dirençli bakteri hücresi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Endopore synonyms : eubacteria, abramis zone, abambulacral area, abductor muscle, aardwolf, aardvarks, abiotic factor, true bacteria, acacia, eubacterium.