Enduros türkçesi Enduros nedir

  • Dayanıklılığı test eden motorsiklet yarışı.

Enduros ingilizcede ne demek, Enduros nerede nasıl kullanılır?

Enduro : Dayanıklılığı test eden motorsiklet yarışı.

Endurability : (telekomünikasyon) bir sistemin (veya bir altsistemin) veya prosedürün veya ekipmanın uzun bir zaman periyodu süresince (genellikle aylarca, ciddi bir doğal veya insan eliyle yapılan müdahaleye rağmen {nükleer saldırı, veya dışardan ikmal ve bakım desteğinin kesilmesi gibi}) belirlenmiş performans değerleri içerisinde faaliyetine devam edebilmesini sağlayan sahip olduğu özellikleri. Dayanılabilirlik. Dayanıklılık.

Endurable : Katlanılır. Katlanılabilir. Dayanılabilir. Çekilir. Dayanabilir.

Endurably : Katlanaılabilir bir şekilde. Dayanılabilir şekilde. Dayanabilir bir tarda. Karşı koyabilir bir şekilde.

Endurance : Dayanma. Götürüm. Süreklilik. Dayanım. Dayanıklılık. Sabır. Devam. Katlanma. Kaldırma. Çekme.

Endure in silence : Acısını içine atmak. İçine atmak.

Enduring characteristic : Sürecen ayrıt. Ölçüye vurulan çeşitlenmeler arasında ölçüm konusuna ilişkin olan ya da toplumsal ve kişisel özelliklerden kaynaklanan, durumdan duruma değişmeyen sürekli özellikler.

Endurion process : Endurion süreci.

Endures : Sürmek. Katlanmak. Dayanmak. Dişini sıkmak. Sabretmek. Durmak. Devam etmek. Var olmak.

 

Endure : Tahammül etmek. Uzun süre etkisini ve gücünü korumak. Durmak. Çekmek. Sebat etmek. Var olmak. Dayanmak. Dişini sıkmak. Katlanmak. Uzun süre dayanmak.

İngilizce Enduros Türkçe anlamı, Enduros eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enduros ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exist : Mevcut olmak. Hayatta olmak. Yaşamak. Kalmak. Bulunmak. Geçinmek. Olmak. Var olmak. Meri olmak. Kaim olmak.

Live with : İle yaşamak. İle birlikte yaşamak. İle ikamet etmek. Kabullenmek.

Live out : Evde oturmamak. Yatılı çalışmamak. Sonuna kadar yaşamak. İşyerinde yaşamamak.

Hold out : Sunmak. Tutunmak. İleri sürmek. Israr etmek. Dayanmak. Vadetmek. Direnmek. Önermek. Yeterli olmak. Boyun eğmemek.

Hold water : Eleştirilere göğüs germek. Tutarlı ve mantıklı görünmek. Tutar tarafı olmak. Eleştirilere karşı görüş germek. Eleştirilere karşı durmak.

Bear : Değmek. Uymak. (ürün veya meyve) vermek. Dayanmak. Gütmek (kin). Yönelmek. Aklında olmak. Spekülatör. Üstlenmek. Sineye çekmek.

Subsist : İdare etmek. Yaşamak. İle yaşamak. Geçinip gitmek. Geçindirmek. Var olmak. Mevcut olmak. Mevcut bulunmak. Varlığını sürdürmek. Kit kanaat geçinmek.

Hold up : Yolunu kesip soymak. Yolunu kesmek. Geri tutmak. Havaya kaldırmak. Sabit kalmak. Tutmak. Yardımda bulunmak. Gecikmek. Kaldırmak. Göstermek.

Abide : Baki kalmak. Çıdamak. Sadik kalmak. Olmak. Yaşamak. İkamet etmek. Dözmek. Dayanmak. Durmak. Gözlemek.

Put up : Misafir etmek. Kaldırmak. Bildirmek. Konaklamak. Açmak (şemsiye). Sunmak. Bir yana bırakmak. Havaya kaldırmak. Arzetmek. Reçelini yapmak.

 

Enduros synonyms : perennate, hold still for, take lying down, stand up, suffer, countenance, brook, go, tolerate, let, stand for, live on, accept, stomach, bear up, stick out, digest, take a joke, support, allow, permit, sit out, be, survive, last, live, pay, swallow, stand.

Enduros zıt anlamlı kelimeler, Enduros kelime anlamı

Forbid : Yasaklamak. Engel olmak. Haram etmek. Menetmek. Yasak etmek. Men etmek. Olanak vermemek. Memnu kılmak.

Disallow : Reddetmek. İzin vermemek. İnkar etmek. Karşı çıkmak. Müsaade etmemek. Menetmek. Golü iptal etmek. Saymamak. Kabul etmemek. İptal etmek.

Enjoy : Tadına varmak. Sevmek. Tadını almak. Zevk almak. Hoşlanmak. Beğenmek. Hoşuna gitmek. Anlamak. Sahip olmak. Kullanmak.