Engrail türkçesi Engrail nedir
- Kenarını tırtıl veya kabartmalarla süslemek.
- Tırtıklı bir görüntü vermek.
- Eğimli çentiklerle süslemek.
Engrail ingilizcede ne demek, Engrail nerede nasıl kullanılır?
Engrailed : Kenarı tırtıl veya kabartmalarla süslenmiş. Eğimli çentiklerle süslemek. Tırtıklı bir görüntü vermek.
Engrailing : Tırtıklı bir görüntü vermek. Eğimli çentiklerle süslemek. Kenarını tırtıl veya kabartmalarla süsleme.
Engrain : İyice emdirmek. Boyamak. Ham iken boyamak. İçine işletmek.
Engrained : Tam. Daniska. Kökleşmiş. Yerleşmiş.
Engraining : Ham iken boyama. İliğine geçirme. Boyamak. Ham iken boyamak. İçine işletmek. Boyama. İçine işletme. Boyayı iyice emdirme. Odun gibi görünmesini sağlama.
Engram : Hücre metabolizmasında sürekli değişme. Bellek yazım. Uyarıların beyinde bıraktığı iz. Uyaranların beyinde bıraktığı iz. Mneme. Bellek. Bir olayın sinir sisteminde bıraktığı psişik etki veya izlenim.
Engrafting : Sokmak. Dikmek. Yerleştirmek. Aşılamak.
Engramme : Zihni kayıt.
Engraft : Yerleştirmek. Aşılamak. Sokmak. Dikmek.
Engraftation : Melezleme. Hibritleşme. Melezleşme.
İngilizce Engrail Türkçe anlamı, Engrail eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Engrail ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Necessitate : Gerek göstermek. İcap ettirmek. Gerekli kılmak. İcap etmek. Zaruri kılmak. Zorunlu hale getirmek. Gerekmek. Lüzum göstermek. Zorunlu kılmak. Gerektirmek.
Lead : Öncülüğünü yapmak. Yıldız oyuncu. Baş rol. Balık vücudu ve torpil benzeri biçimlendirilebilen kurşun, çinko, demir malzemeden yapılmış delikli batırıcı. oltanın ucuna bağlanan, olta ipinin gergin durmasına ve gerektiğinde derinliğin ölçülmesine de yarayan ağırlık. Sürmek. Elektrik akımını, dipten ışıklı aygıta ya da elektriksel uçlara ileten tel. Rehberlik etmek. Bir oyundaki en önemli ve en ön plandaki oyun kişisi. Başı çekmek. İskandil.
Implicate : Töhmet altında bırakmak. İlişiği olduğunu göstermek (suç vb). İçermek. İma etmek. Karıştırmak (birini olumsuz bir şeye). Sezdirmek. İçine almak. Karıştırmak. Kapsamak. Sokmak.
Engrailed : Kenarı tırtıl veya kabartmalarla süslenmiş.
Imply : Anlamına gelmek. İfade etmek. İma etmek. İmlemek. Gerektirmek. Belirtmek. Göstermek (dolaylı olarak). Sezindirmek. Kapsamak. İçermek.
Mean : Niyet etmek. Adi. Eli sıkı. Acımasız. Pinti. Düşünmek. Orantılı. Kaba. Huysuz. Bir sıklık dağılımındaki gözlemlerin nicel değerlerini özetleyen ve dağılımın ortaç eğilimini yansıtan ölçüm.
Engrailing : Kenarını tırtıl veya kabartmalarla süsleme.
Engrail ingilizce tanımı, definition of Engrail
Engrail kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To form an edging or border. To variegate or spot, as with hail. To run in curved or indented lines.

Bu kısımda Engrail kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Engrail ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Engrail anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Engrail ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.