Enki nedir, Enki ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Oradaki, yanındaki, yakınındaki.

Elindeki: Enkini ver.

Şu.

Enki hakkında bilgiler

Enki, Sümer mitolojisinde su, zeka ve yaratmanın tanrısıdır. Daha sonraları Babil mitolojisinde Ea olarak anılmıştır. Enki'nin baş tapınağı Eridu'daki é-engur-ra yani "(su) derinliğin evi"dir. Enki, Me olarak anılan kutsal güçlerin koruyucusuydu. Enki, Sümer panteonunun tepesindeki 4 yaratıcı tanrıdan biridir. (Diğerleri Enki'nin babası olan Anu, Enlil'in annesi olan Ninhursag/Ki ve babası olan An'dır.) Panteonda yeri An ve Enlil'den sonra gelmesine karşın zamanla An'ın önemini kaybetmesi ile 2. sıraya yükselmiştir. Sümer panteonunun en güçlü tanrısı Enlil olmasına karşın icra edici olan tanrı Enki idi. Bu yüzden Sümer destanlarında adına en çok rastlanan tanrıdır. Su tanrısı olarak sınıflandırılmıştır. Sümer ülkesine bereket veren Dicle ve Fırat nehirleri Enki'nin penisinden fışkıran su ile oluşmuştur. İnsanı yaratan, tohumların yeşermesini, hayvanların üremesini sağlayan, en güçlü büyüleri yapan tanrı Enki'dir. Enki'nin resimlerinde keçi ve balık sıklıkla kullanılmıştır. Balık figürü zaman içinde su ya da nehre dönüşmüştür, bu yüzden nehirli tanrı da denilir.

Enki tanımı, anlamı

 

Enkile : En önce

Enkili : En önce.

Enkini : Bu, şu, o, bunu, şunu, onu.

Enkir : Oradaki, yanındaki, yakınındaki.

Enkirde : Oradaki, yanındaki, yakınındaki. Orada (Naşa köyü).

Enkire : Oradaki, yanındaki, yakınındaki.

Enkist : Kese veya kist oluşturacak biçimde etrafını sarma.

Enkiş ünküş : Eğri büğrü, yassılmış, biçimini kaybetmiş.

Kullanılmış : Az veya çok bir zaman için başkasının malı olmuş, yeni olmayan, müstamel.

Sonraları : Sonraki zamanlarda.

Bu yüzden : Bundan dolayı.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Mitoloji : Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü.

Yaratıcı : Yaratma yeteneği olan, kreatif. Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak görülmeyen yeni bir şey ortaya koyan, yapan, kreatif.

Fışkıran : Bir çeşit av ördeği.

Kaybetme : Kaybetmek işi, yitirme.

Tohumlar : Ankara şehrinde, Karaali nahiyesine bağlı bir yer. Bilecik kenti, Yenipazar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Koruyucu : Koruyan kimse, muhafız. Himaye eden, kollayıcı, hami. Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem).

Anılmış : Ünlü, tanınmış, namlı, şöhretli, soylu. Adı, sözü geçmiş olan. Şırnak ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Diğer dillerde Enkefalinler anlamı nedir?

İngilizce'de Enkefalinler ne demek ? : enkephalins