Tohumlar nedir, Tohumlar ne demek
Tohumlar; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.
Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:
Ankara şehrinde, Karaali nahiyesine bağlı bir yer.
Bilecik kenti, Yenipazar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Tohumlar ile ilgili Cümleler
- Rüzgar, tohumları uzak mesafelere taşır.
- Ali torbayı açtı ve ayçiçeği tohumlarını döktü.
- Çiftçiler, tahıl tohumlarını ilkbaharda ekerler.
- Yaz gelmeden önce bu tohumları ek.
- Tung yağı, Tung ağacının tohumlarından elde edilir.
- Tohumlar çimlendi.
- Filizlenmek için, tohumların hava ve suya ihtiyacı var.
- Tohumlar filizlendi.
- Öncelikle bütün bu tohumları ekmek zorundayız.
- Jack çamı kozalakları, örneğin, büyük bir ısıya maruz kalıncaya kadar tohumlarını bırakmak için kolayca açılmazlar.
- Çiftçi tarlaya tohumları serpiyor.
- O ağacın tohumları sarı renklidir.
- Tohumları tüm tarlaya serptik.
Tohumlar anlamı, tanımı
Tohum : Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. Soy sop, döl, nesil, sülale. Spermatozoit
Hububat tohumları ürünleri : Hayvan beslemede bütün, öğütülmüş, kaba öğütülmüş, kırılmış, elenmiş, ezilmiş, karıştırılmış, kavrulmuş ve sıcakta işlenmiş ürünler.
Yenipazar : Aydın iline bağlı ilçelerden biri. Bilecik iline bağlı ilçelerden biri.
Karaali : Amasya ili, Ezinepazarı nahiyesine bağlı bir bölge. Amasya ilinde, Gümüş bucağına bağlı bir yer. Ankara şehrinde, Karaali bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Elâzığ ili, Hankendi nahiyesine bağlı bir bölge. Elâzığ ili, Kuşsarayı bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Giresun ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Hatay şehrinde, Serinyol bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya ili, Doğanbey nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Manisa şehrinde, Muradiye nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muş şehri, Karahasan bucağına bağlı bir yer. Rize kenti, Fındıklı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa ili, Yardımcı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bilecik : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Nahiye : Bucak. Bölge.
Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.
Ankara : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkenti.
Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).
Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.
Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.
Kent : Şehir. Site.
İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.
Anka : Masallarda adı geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş, Simurg, Zümrüdüanka.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.
Diğer dillerde Tohumlama zamanı anlamı nedir?
İngilizce'de Tohumlama zamanı ne demek ? : insemination timing

Bu kısımda Tohumlar nedir? Tohumlar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tohumlar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tohumlar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.