Enriching türkçesi Enriching nedir

  • Zenginleştirici.
  • Besin değerini arttırma.
  • Lezzet verme.
  • Tezyin etme.
  • Zengin etme.
  • Varsıllaştırma.
  • Kuvvetlendirme.
  • [#süs Süsleme].
  • Gübreleme.
  • Radyoaktivitesini arttırma.
  • Toprağı daha bereketli hale getirme.

Enriching ingilizcede ne demek, Enriching nerede nasıl kullanılır?

Enriching gas : Zenginleştirici gaz. Zenginleştiren gaz.

Enrich : Değerini artırmak. Zenginleştirmek. Koyulaştırmak. Yüceltmek. Değer katmak. Gübrelemek. Zengin etmek. Güçlendirmek. Süslemek. Zenginlik katmak.

Enriched : Zenginleştirilen. Geliştirilmiş. Zenginleştirilmiş. Yükseltilmiş. Arıtılmış. Artırılmış. Rafine edilmiş.

Enriched bread : Zenginleştirilmiş ekmek. Diğer sağlıklı malzemelerle takviye edilmiş ekmek.

Enriched foods : Zenginleştirilmiş gıda. Gıdaların işlenmesi sırasında kaybedilen besin elementlerinin daha sonra son ürüne eklenmesiyle elde edilmiş gıdalar.

Enriched fuel : Zenginleştirilmiş yakıt. Hafif sulu reaktörlerde, yakıt unsuru olarak kullanılan, yaklaşık 8 mm çapında ve 15 mm yüksekliğinde silindir biçimli zenginleştirilmiş uranyum.

Enrichers : Koyulaştıran. İlave. Zenginleştiren. Radyoaktivitesini arttıran. Besin değerini arttıran. Süsleyen. Zengin veya uygun yapan şey. Lezzet veren. Toprağı daha bereketli hale getiren. Zenginleştirici.

 

Enriched his knowledge : Bilgisini artırmış. Anlayış ve kavramasını genişletmiş. Bilgi dağarcığını zenginleştirmiş.

Enriched material : Zenginleştirilmiş gereç. Zenginleştirilmiş madde.

Enriched uranium : Zengin uranyum. Zenginleştirilmiş uranyum. Düşük verimli (%0,7) doğal uranyumun (u-235) zenginleştirilerek veriminin %4'e kadar artırılmış biçimi.

İngilizce Enriching Türkçe anlamı, Enriching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enriching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beguiling : Kandırıcı. Aldatan. Aldatıcı. Ayartıcı.

Enterprise : Cesaret. İşletme. Bir mal ya da hizmetin sağlanılması, değiştirilmesi, verimli çabaların bir araya getirilmesi gibi hakka ve ekonomik durumlara ilişkin bir kuruluşun gerçekleştirilmesi. Planlı bir biçimde bir işe girişme. Zenginleştirme. Şirket. Atılım. Proje. Taahhüt. Maceracı ruh.

Enricher : Besin değerini arttıran. Zengin veya uygun yapan şey. Ek. Gübreleyen. Kuvvetlendiren. Koyulaştıran. Süsleyen. Zengin eden. Lezzet veren.

Seasoning : Sos. Lezzet veren. Çeşni. Bahar. Mevsimlendirme. Çeşnilik. Terbiye. Baharat. Yemeğe tat katan şey.

Empowering : Salahiyet tanıma. Salahiyet verme. Güçlendirme. Yetki verme. Vekaletname verme. Bir şeyi yapabilme yetkisi verme. Manevi ve fiziki olarak kuvvetlendirme. Güç verme. Müsaade etme.

Enrichment : Zenginleşme. Zenginleştirme. Süs. Koyultma. Kimya, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Cevherin içinden alınmak istenen mineralin öğütme, mıknatısla ayırma vb. yollarla niteliklerinin geliştirilmesi ve niceliğin artırılması. çekirdeksel yakıtta bulunan bölünür çekirdeklerin oranını doğal uranyumunkinden yukarı çıkarma. damıtma işleminde tepe ürünündeki uçucu derişimini artırma. Bir elementin izotop oranının fisil madde katkısıyla artırılması.

 

Alluring : Cezbedici. Alımlı. Akıl çelici. Cazibeli. Cazip. Çekici. Albenili. Davetkar.

Beribbon : Kurdele takmak. Fırfırlamak. Kurdele bağlamak. Dekore etmek. Kurdelelemek.

Decorations : İç mimari. Madalya. Tezyinat. Süslemeler. Dekorasyon. Süsler. Süs. Dekorasyonlar. Nişan.

Enriching synonyms : dunging, adornment, caparisons, decorativeness, embellishing, reinforcement, fortifying, caparisoned, fertiliser, beautification, intensifications, tempting, caparisoning, decor, upbuilding, enrichments, fertilization, seasonings, decors, fertilising, fertilizer, intensification, fertilizations, invigoration, decoration, enrichers, strengthening, adornments, attirement, invigorations, fertilisation, seductive, fortification.

Enriching zıt anlamlı kelimeler, Enriching kelime anlamı

Enriching antonyms : unseductive.