Ent türkçesi Ent nedir
- Tıp ihtisas alanları.
- Bu alanda çalışan hekim.
Ent ile ilgili cümleler
English: A slew of corporate logos adorned the entrance to the soccer match.
Turkish: Bir takım şirket logoları futbol maçının girişini süsledi.
English: "He didn't call the entire day, and when he came home late in the evening, he asked me to leave him alone." "How typical of Tom."
Turkish: "O bütün gün aramadı, ve akşamleyin eve geç geldiğinde, o onu yalnız bırakmamı istedi." "Tom ne tipik."
English: A renowned tactician, Christopher Columbus once downed an entire pirate fleet by stealing all of their fruits and vegetables, thus giving them scurvy.
Turkish: Bir ünlü taktisyen, Christopher Columbus bir zamanlar onların tüm sebze ve meyvelerini çalarak, böylece onlara iskorbüt vererek tüm korsan filosunu yok etti,
English: A car stopped at the entrance.
Turkish: Girişte bir araba durdu.
English: A four-year-old American tourist was disappointed to realize that, in fact, the Sichuan province is not entirely made of spicy beef, in spite of its famously piquant cuisine.
Turkish: Dört yaşındaki Amerikalı turist, aslında, Sichuan eyaletinin ünlü mayhoş mutfağına rağmen tamamen baharatlı sığır etinden yapılmamış olduğunu farkettiği için hayal kırıklığına uğradı.
Ent ingilizcede ne demek, Ent nerede nasıl kullanılır?
Entablature : Saçak bina. Saçaklık. Sütun pervazı. Saçak (bina).
Entablement : Saçaklık. Kaide.
Entail : Zorunlu olarak içermek. Meşruta. Gerektirmek. Zorunlu kılmak. Şarta bağlamak. Kaosamak. Yol açmak. Sürüklemek. İstemek. Satılmaması koşuluyla vermek.
Entailed : Meşruten vakfedilmiş. Gerekmiş. İcabetmiş. Satılmaması koşuluyla vermek. Kaosamak. Şarta bağlamak. İstilzam edilmiş. İcap ettirilmiş. Gerektirmek. Yol açmak.
Entailed estate : Tevliyet. Devredilemez mülk. Satılamaz mülk. Meşruta.
Entails : Satılmaması koşuluyla vermek. Gerektirmek. Kaosamak. Yol açmak. Şarta bağlamak. İhtiyaçlar.
Entameba : Entemoba.
Entailers : Bir mülk üzerinde satılmaması koşuluyla mülkiyet muhafazası oluşturan kimse. İstilzam eden. İcap ettiren. Meşruten vakfeden. Mülkiyet muhafazası gerçekleştiren kimse. Belirli bir veraset usulüne göre veren. Yeddiemin.
Entailing : Gerektirmek. Kaosamak. Meşruten vakfetme. Satılmaması koşuluyla vermek. Yol açmak. Belirli bir veraset usulüne göre verme. İcap ettirme. Şarta bağlamak.
Entangled : Darmaduman. Çapraşık. Karışık. Karışmış. Bulaşmış. Karmakarışık. Dolaşık.
İngilizce Ent Türkçe anlamı, Ent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Turn out : İmal etmek. Yataktan kalkmak. Yapmak. Kovmak. Sıraya dizmek. Söndürmek. Boşaltmak. Giydirmek. Tersyüz etmek. Kapatmak.
Recess : Ara verme. Duvar girintisini koymak. Gizli yer. Dinlenme. Dinlenme anı. Dinlenmek. Yatak. Paydos etmek. Tatil olmak. İç taraf.
Dunk : Çaya batırmak. Kahveye batırmak. Smaç. Bandırmak. Daldırmak. Batırmak. Banmak.
Go through : Sunmak. Ayrıntılar üzerinde durmak. Resmen kabul edilmek. Geçirmek (hastalık veya sıkıntı vb'ni). Göz atmak. Muayene etmek. İnce eleyip sık dokumak. Harcamak (parayı). Katlanmak. Yapmak.
Pick : Toplanan ürün miktarı. Yolmak. Aşırmak. Burun karıştırma. Hasat. Yankesicilik yapmak. Seçme. Kürdan. Tellere vurarak titreştirmek yoluyla gitarı çalmaya yarayan; kemik, plastik ve boynuz benzeri malzemelerden yapılan küçük gereç.
Come out : Yayılmak (haber). Yayımlanmak. Yayınlanmak. Ortaya çıkmak. Sonuçlanmak. Çıkmak. Sunulmak. Görünmek. Yayımlanmak (yayın). Ayyuka çıkmak.
Piece : Parçalarını eklemek. Yamalamak. Kalıp. Parça. Birleştirmek. Kısa yazı. Parça koymak. Yamamak. Eklemek. Pare.
Disappear : Aniden kaybolmak. Uçmak. Ortadan kalkmak. Kaybolmak. Unutulup gitmek. Gözden kaybolmak. Ortalıktan kaybolmak. Yitmek. Görünmez olmak.
Slurp : Höpür höpür içmek. Şapırdatarak yemek. Höpürdeterek içmek. Höpürdetmek. Höpürtü. Ağzını şapırdatarak yemek. Şapırdatarak içmek.
Ingest : Yemek. İçine çekmek. Mideye indirmek. Yutmak.
Ent synonyms : gluttonise, fress, garbage down, manducate, ruminate, fill up, cut out, gluttonize, nibble, go away, pig, terminate, pick up, break, jaw, bolt, discontinue, take, go out, raven, chew, guttle, peck, cease, consume, masticate, wash down, wolf down, pass away, have, dip, wolf, shovel in.
Ent zıt anlamlı kelimeler, Ent kelime anlamı
Abstain : İçkiden uzak durmak. Uzak durmak. Perhiz yapmak. Çekinmek. Geri durmak. Oy vermemek. Kaçınmak. İçki içmemek. Çekimser kalmak. Perhiz etmek.
Begin : Başlatmak. Doğmak. Atılmak. Koyulmak. Vücut bulmak. Önayak olmak. Girişmek. Adım atmak. Start almak. Başlamak.
Continue : Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Sürdürmek. Ertelemek. Sürmek. Dayanmak. Devam ettirmek. Olagelmek. Devam etmek. Devamı gelmek. Uzatmak.

Bu kısımda Ent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.