Entailed türkçesi Entailed nedir

  • Şarta bağlamak.
  • İcabetmiş.
  • Satılmaması koşuluyla vermek.
  • Yol açmak.
  • Meşruten vakfedilmiş.
  • İstilzam edilmiş.
  • Gerektirmek.
  • Kaosamak.
  • Belirli bir veraset usulüne göre verilmiş.
  • İcap ettirilmiş.
  • Gerekmiş.

Entailed ingilizcede ne demek, Entailed nerede nasıl kullanılır?

Entailed estate : Meşruta. Satılamaz mülk. Tevliyet. Devredilemez mülk.

Entailer : İcap ettiren. Bir mülk üzerinde satılmaması koşuluyla mülkiyet muhafazası oluşturan kimse. Belirli bir veraset usulüne göre veren. İstilzam eden. Meşruten vakfeden. Yeddiemin. Mülkiyet muhafazası gerçekleştiren kimse.

Entailers : İcap ettiren. Mülkiyet muhafazası gerçekleştiren kimse. Belirli bir veraset usulüne göre veren. Bir mülk üzerinde satılmaması koşuluyla mülkiyet muhafazası oluşturan kimse. Meşruten vakfeden. Yeddiemin. İstilzam eden.

Entail : Neden olmak. Sürüklemek. Gerektirmek. İstemek. Meşruta. Şarta bağlamak. Satılmaması koşuluyla vermek. Kaosamak. Zorunlu kılmak. Yol açmak.

Entailing : Yol açmak. Kaosamak. İcap ettirme. Belirli bir veraset usulüne göre verme. Şarta bağlamak. Satılmaması koşuluyla vermek. Meşruten vakfetme. Gerektirmek.

Disentailment : Mirası sadece bazı çocuklara geçmekten kurtarma (hukuk terimi).

Disentail : Miras koşullarından kurtarmak. Şartlarından kurtarmak.

 

Entamoebiases : Entamobiyozis. Entamoeba cinsindeki türlerin neden olduğu enfeksiyon.

Entablement : Kaide. Saçaklık.

Entablature : Saçak bina. Saçak (bina). Saçaklık. Sütun pervazı.

İngilizce Entailed Türkçe anlamı, Entailed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Entailed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conducing : Katkıda bulunmak. Neden olmak. Götürmek. Yardım etmek.

Elaborate : Ayrıntılı. Ayrıntılandırmak. Açmak. İncelikli. Ayrıntıyla donatmak. Üzerinde durmak. Dikkatle hazırlanmış. Özenle hazırlanmış. Karmaşıklaştırmak. Ayrıntılara inmek.

Call for : İhtiyaç duymak. İcap ettirmek. Çağırmak. Gerekli olmak. İstemek. Çağrıda bulunmak. Gidip gelmek. Uğrayıp almak. Gerekmek.

Begets : Yaratmak. Babası olmak. Neden olmak.

Entailing : İcap ettirme. Meşruten vakfetme. Belirli bir veraset usulüne göre verme.

Begotten : Babası olmak. Neden olmak. Yaratmak. Baba olmuş.

Tie up : Kravat bağlamak. Bloke etmek. İlişki kurmak. Bağlamak. Berabere kalmak. Sabitleştirmek. Berabere bırakmak. Sicimle bağlamak. Birleştirmek.

Blaze the trail : Başı çekmek. Öncülük etmek.

Entailed synonyms : beat a path, make conditional on, demand, careful, conduced, entails, compel, eligible, elaborated, begetting, stipulates, conduces, entail, cause, begot, beget, call forth, beggared, dictates, dictate, condition, bring about, claim, causes, caused, stipulate, blaze a trail, beggaring, conduce.

Entailed zıt anlamlı kelimeler, Entailed kelime anlamı

Careless : Tasasız. İhmalkar. Aldırışsız. Bilgisiz. İhmalci. Düşüncesiz. Lakayt. Pervasız. Umursamaz. İlgisiz.

Ineligible : Seçilemez. Yetersiz. Elverişsiz. Katılma hakkı olmayan. Hizmete uymaz. Uygunsuz. Uygun bulunamaz. Yetersiz (kimse). Uygun olmayan.