Ententes türkçesi Ententes nedir

Ententes ingilizcede ne demek, Ententes nerede nasıl kullanılır?

Entente cordiale : 1904 yılında fransa ve ingiltere arasında yapılan pakt. Kordiale antantı. Dostluk antlaşması.

Entente powers : İtilaf güçleri. İtilaf kuvvetleri.

Triple entente powers : Birinci dünya savaşından önce aralarında bir antlaşma yapmış olan ingiltere, fransa ve rusya'ya verilen ad. bk. üçlü bağdaşma. Bağdaşık devletler.

Balkan entente : Balkan antantı.

Baltic entente : Baltık antantı.

Triple entente : Birinci dünya savaşından önce ingiltere, fransa ve rusya devletleri arasında yapılan anlaşmanın adı. bk. bağdaşık devletler. Üçlü itilaf. I. dünya savaşı'nın başlangıcında rusya fransa ve ingiltere arasında oluşturulan müttefiklik (üçlü antatnt). Üçlü antant. Üçlü bağdaşma.

Entensive fish culture : Entansif balık yetiştiriciliği. Tamamen dıştan yemlemeye dayalı olarak yapılan yoğun balık yetiştiriciliği.

Sententiously : Kısa ve özlü bir şekilde. Kısa ve özlü olarak. Sofuluk taslayan bir şekilde. Sahte dindar bir şekilde.

Sententiousness : Öz dürüstlük. Kendini doğrulama. Sofuluk taslama. Sahte dindarlık.

Double entendre : Lastikli söz. İki anlamlı söz. İki tarafa çekilebilecek söz. Çift anlamlı söz.

 

İngilizce Ententes Türkçe anlamı, Ententes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ententes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alignment : Sıralama. Gruplaşma. Ahlaki ve etik bakış açısı. Sıraya koyma. Düzenleme. İşbirliği yapma. Hizalama. Sıraya dizme.

Astipulation : Mutabakat.

Coalition : Birleşme. Geçici birleşme. İttifak. Karma hükümet. Ortakyönetim. Güç birliği. Koalisyon.

Agreement : Muvafakat. Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma. Pakt. İttifak. Bir ölçer ya da ölçekle tutumları ölçülen kişilerin, herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimseyerek onaylamaları durumu, bk. uyuşma. Uygun bulma. Uyma. İtilafname. Düşünce ve amaç bakımından birleşip uyuşma. krş. sözleşme. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşme ya da uygunluk.

Consentaneity : Uyum. Karşılıklı anlaşma.

Axises : Eksen. Aks. Dingil. Mihver. Gözekseni. Bir şeyin etrafında döndüğü merkez.

Alliance : Bağlaşıklık. Dünürlük. Sosyal birlik. Antlaşma. Kodak birliği. Birlik. Birleşme. Akrabalık.

Benumbedness : Dondurulmuş olma. Uyuşukluk. Hissedememe durumu. Duygusuzluk. Hissizlik. Dondurulmuşluk.

Amicable settlement : İhtilafın barış yoluyla çözülmesi. Anlaşmazlığın sulh yoluyla çözülmesi. Anlaşmazlığın dostça çözümü. Dostça varılan anlaşma. Dostane çözüm.

Arrangement : Düzenleyim. Düzen. Uzlaşma. Sıralama. Aranjman. Diziliş. Tertip. Sözleşme. Hazırlık.

 

Ententes synonyms : anesthesia, understanding, assent, axes, agreeing, adaptation, accommodation, bargain, axis, alliances, entente cordiale, cohesions, arrangement with one, accord, alinement, entente, cohesion, anaesthesia, accordance, accordancy, alignments, agreements.

Ententes zıt anlamlı kelimeler, Ententes kelime anlamı

Nonalignment : Bağlantısızlık. Bir dünya gücüyle müttefik olmama durumu. Bloksusluk.