Entrail türkçesi Entrail nedir
- İç organ.
- İç uzuv.
Entrail ingilizcede ne demek, Entrail nerede nasıl kullanılır?
Entrails : İç kısımlar. Bağırsaklar. İç uzuvlar. İç. İç organlar. Sakatat.
Entrain : Trene binmek. Sürüklemek. Trene yüklemek. Trene bindirmek. Katmak. Alıp götürmek. İlave etmek. Eklemek.
Entrained : Trene bindirilmiş. Trene yüklenmiş. Trene bindirmek. Katılmış. Trene binmiş. Trene yüklemek. Trene binmek.
Entraining : Trene yüklemek. Trene binme. Askerleri trene bindirme. Trene bindirme. Arkadan çekme. Trene binmek. Trene bindirmek.
Entraining point : Binme istasyonu. Bindirme istasyonu.
Entracte : Perde arası. Antrakt. Antrakt muziği.
Entrains : Trene bindirmek. İlave etmek. Trene yüklemek. Trene binmek. Katmak. Eklemek. Sürüklemek. Alıp götürmek.
Centrair : Centrair havalimanı. Japon uluslararası merkezi havalimanı'nın adı. Japonya'nın aichi vilayetinde (nagoya kenti yakınlarında) uluslararası bir havalimanı.
Entrance : Giriş yeri. Büyülemek. Sahneye çıkma. Giriş hakkı. Giriş. Yabancı ülkelerden gelen kişilerin ya da malların, gümrük sınırını geçerek yurda girişi, a. bk. mal girişi. Başlangıç. Antre. Mest etmek. Girme.
Air entraining agent : Hava sürükleyici katkı. Hava verici katkı. Hava boşluğu yapan katkı.
İngilizce Entrail Türkçe anlamı, Entrail eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Entrail ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cardinal : Kardinal. Belli başlı. Kardinal kuşu. Papayı seçen, ona danışmanlık eden ya da onun bakanları görevini yapan yetmiş başpapazdan her biri. Ana. Baş. Önemli. Esas. En önemli. Katolik başpapazı.
Viscus : Viskus. Vücudun iç organlarından herhangi biri (özellikle karın boşluğundaki, örneğin bağırsaklar). Visser.
Key : Tespit etmek. Açkı. Sıkıştırmak. Anahtar. Boru, burmaç, somun vb. sıkıştırıp gevşetmeye, bir kilidi açıp kapamaya yarayan araç. Girmek bilgisayar. Tuş. Tutturmak. Kilit.
Necessitate : İcap etmek. Gerek göstermek. Zaruri kılmak. Gerekmek. İcap ettirmek. Gerekli kılmak. Zorunlu kılmak. Gerektirmek. Zorunlu hale getirmek. Lüzum göstermek.
Imply : İfade etmek. Demeye getirmek. Göstermek (dolaylı olarak). Demek olmak. Sezindirmek. Gerektirmek. İma etmek. İmlemek. Anlamına gelmek. Demeye gelmek.
Viscera : İnsan ve hayvanların iç organları. Visera. İçorganlar. Karın boşluğu organları. Vücudun çeşitli boşluklarının içinde bulunan organlar. viseral organlar. İç organlar. Ahşa.
Mean : Haşin. Eli sıkı. Demek olmak. Ahlaksız. Huysuz. Çirkin. Kılıksız. Acımasız. İstemek. Pinti.
Important : Ciddi. Okkalı. Kendini beğenmiş. Nüfuzlu. Muazzam. Önemli. Gururlu. Kibirli. Saygın.
Primal : Başlıca. Baş. Birincil ya da primer. Temel. İlk. İlkel. Ana. Asal.
Fundamental : Asli. Temel. Esas kanun. Ana. Kural. Esas. Temel şeklinde. Esasi. En gerekli.
Entrail synonyms : of import.
Entrail zıt anlamlı kelimeler, Entrail kelime anlamı
Unimportant : Önemsiz. Mühim olmayan. Hafif. Ufak tefek. Fındık kabuğunu doldurmaz.
Peripheral : Çevrebirimi. İkincil. Çevreyle ilgili. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dış kenara ait. Önemsiz. Kenardaki. Periferik. Çevresel. Çevrel.
Entrail ingilizce tanımı, definition of Entrail
Entrail kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To intertwine. Fold. Entanglement. To interweave.

Bu kısımda Entrail kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Entrail ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Entrail anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Entrail ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.