Key nedir, Key ne demek

Key; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İri saman.

Ufak dağlar, kayalar.

Kenar, yan.

Key isminin anlamı, Key ne demek:

İran’da efsanevi Keyyaniler Hanedanı'nın padişahlarına verilen unvan. Key ismi; Farsça kökenli olup bir Erkek ismidir.

Teknik terim anlamı:

Çok, pek, gayet, pek çok.

İyi, iyice, hakkıyle.

Uygun, muvafık, münasip, lâyık, doğru, yerinde.

Büyük, muhteşem.

Key anlamı, tanımı

Key ise : Eğer, isterse

Key işlemek : İyi yapmak, uygun davranmak.

Key kişi : İnsân-ı kâmil, iyi, doğru kimse.

Key sözün : İyi, güzel sözle.

Efsanevi : Efsanelerde geçen, kendisi için efsaneler düzülen veya efsaneyi andırır nitelikte olan (kimse, hayvan, yer), menkıbevi.

Muhteşem : Görkemli. Büyük.

Padişah : Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, hükümdar, sultan.

Muvafık : Uygun.

Pek çok : Yeterinden fazla, bir hayli.

Kayalar : Artvin şehri, Camili nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir ilinde, Ilıca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Batman ili, Gercüş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehri, Ayvacık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Elâzığ şehrinde, Maden ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Gaziantep şehrinde, Nizip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Giresun kenti, Tirebolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Hakkâri şehrinde, Şemdinli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehrinde, Bozkurt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin ilinde, Midyat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ilinde, Yazyurdu bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ili, Halfeti belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Van şehri, Gevaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat şehri, Çekerek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Yozgat şehri, Eymir nahiyesine bağlı bir yer.

 

Yerinde : İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda.

Hanedan : Hükümdar, devlet büyüğü vb. bir kişiye dayanan soy, büyük aile. Konuksever. Belli ve köklü bir soydan gelen, soylu.

Münasip : Uygun, yerinde. Beğenilen, hoşa giden.

Efsane : Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence. Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikâye vb. Olağanüstü bir başarı elde etmiş kimse, kurum vb.

Padişa : Hükümdar, bk. padişah.

Unvan : San.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

 

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Diğer dillerde Kevser denizi anlamı nedir?

İngilizce'de Kevser denizi ne demek ? : mare nectaris, mer du nectar