Entrain türkçesi Entrain nedir
- İlave etmek.
- Trene bindirmek.
- Alıp götürmek.
- Katmak.
- Sürüklemek.
- Trene binmek.
- Eklemek.
- Trene yüklemek.
Entrain ingilizcede ne demek, Entrain nerede nasıl kullanılır?
Entrained : Trene yüklenmiş. Trene yüklemek. Trene binmek. Trene bindirmek. Trene bindirilmiş. Katılmış. Trene binmiş.
Entraining : Arkadan çekme. Trene binme. Trene yüklemek. Trene binmek. Trene bindirmek. Askerleri trene bindirme. Trene bindirme.
Entraining point : Bindirme istasyonu. Binme istasyonu.
Entrainment : Tırmanma. Sürüklenme. Katılım. Kenetlenme. Sürükleme. Katılma. Karıştırma.
Entrains : Alıp götürmek. Trene yüklemek. Trene binmek. İlave etmek. Eklemek. Trene bindirmek. Katmak. Sürüklemek.
Entrails : İç. İç kısımlar. Bağırsaklar. Sakatat. İç organlar. İç uzuvlar.
Centrai force : Özeksel kuvvet. İki kütle özeğini birleştiren doğru boyunca etkiyen kuvvet.
Entrammel : Mani olmak. Engel olmak. Tuzağa düşürmek.
Air entraining agent : Hava boşluğu yapan katkı. Hava sürükleyici katkı. Hava verici katkı.
Entrail : İç uzuv. İç organ.
İngilizce Entrain Türkçe anlamı, Entrain eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Entrain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Come for : Saldırmak. Üstüne üstüne gelmek. Üstüne yürümek. Almaya gelmek.
Get on : Olmak (belirli bir şekilde). Geçinmek. Otobüse binmek. İlerlemek. Giymek. Anlaşmak. Binmek. Kötü gitmemek. Binmek (otobüs veya tren veya uçağa).
Pick off : Kurşuna dizmek. Bir bir vurmak (silahla). Teker teker vurmak. Birer birer vurmak. Kaldırmak. Koparmak.
Catch a train : Zamanında treni yakalamak.
Accrete : Eklenip büyümek. Artmak. Büyümek. Katılımlarla büyümek. Ekli. Yapışmak. Birleşmiş. Birleşmek.
Ate away : Yiyip durmak. Aşındırmak. Erozyona uğratmak. Aşınmış.
Adjoins : Bitiştirmek. Yan yana koymak. Yan yana olmak. Bitişik olmak.
Admixed : Katıp karıştırmak. Beton katkı. Karıştırmak. Harç katkı.
Dragging : Sürükleme. Kabartma. Ağır işleyen. Sürütme avcılık. Tırmıklama. İnsan gücü veya mekanik bir güçle istihsal alanında sürüklenerek çekilmek suretiyle kullanılan, toplanıp karaya veya gemiye alınabilen taraklı kepçe, dreç kirişli trol, kankava, voli ağları, tarata, tarlakoz, manyat ığrıp ve trol araçlarıyla yapılan avcılık. Çekmek. Ağır ilerleyen. Acı çekerek ve yavaşça ölme.
Appending : Ekleme eylemi veya durumu (yazı yazmada olduğu gibi). Ek yapmak. İliştirmek. Sonuna ilave etmek. Raptetmek. Ekleme yapmak. Sona eklemek.
Entrain synonyms : appends, affiliates, lead away, dragged, eat away, append, bring away, adjoin, entraining, carry off, eke out, annexing, annex, affixes, add on, carrying away, add, drag away, carrying off, drag along, affixing, run away with, add up to, take away, drail, accreted, affiliate, carry away, drifted, admix, affix, sweep away, eaten away.
Entrain zıt anlamlı kelimeler, Entrain kelime anlamı
Get off : Yırtmak. İnmek (otobüs veya tren veya uçaktan). İnmek. Yollamak. -den inmek. Çıkmak. Arabadan inmek. Paçayı kurtarmak. Ayrılmak. Çıkarmak.
Entrain ingilizce tanımı, definition of Entrain
Entrain kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To go aboard a railway train. As, to entrain a regiment. As, water entrained by steam. As, the troops entrained at the station. To draw along as a current does. To put aboard a railway train.

Bu kısımda Entrain kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Entrain ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Entrain anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Entrain ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.