Come for türkçesi Come for nedir
- Almaya gelmek.
- Alıp götürmek.
- Üstüne yürümek.
- Üstüne üstüne gelmek.
- Saldırmak.
Come for ile ilgili cümleler
English: Do you want me to wait until you come for me?
Turkish: Benim için gelene kadar benim beklememi ister misiniz?
English: Can you come for dinner tonight?
Turkish: Bu gece akşam yemeği için gelebilir misin?
English: As soon as I can get the chance, I'll come for a visit.
Turkish: Fırsat bulur bulmaz, bir ziyarete geleceğim.
English: Did you come for me?
Turkish: Benim için mi geldin?
English: Ali will come for sure.
Turkish: Ali kesinlikle gelecek.
Come for ingilizcede ne demek, Come for nerede nasıl kullanılır?
For : Yerine. Zarfında. -e göre. -e rağmen. -e. Ocak. Adına. Süresince. Diye.
Come forth : Saklandığı yerden ayrılmak. Gizlendiği yerden çıkmak. Ortaya çıkmak. (bir şey) (bir yerden) çıkmak.
Come forward : Ortaya çıkmak. Ortaya atılmak. Belirli bir amaçla ortaya çıkmak. Öne çıkmak. İleri gelmek. Meydana atılmak. Gönüllü olmak.
Come a cropper : Bozguna uğramak. Kötü biçimde düşmek. Baş aşağı gitmek. Başarısızlığa uğramak. Hezimete uğramak. Naneyi yemek.
Come a purler : Tepetaklak düşmek. Kötü düşmek. Başaşağı düşmek.
Come about : Çıkmak. Doğmak. Volta etmek. Olay (bir yerde) geçmek. Olmak. (gemi) dönmek veya yön değiştirmek. Meydana gelmek.
İngilizce Come for Türkçe anlamı, Come for eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Come for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Assails : Hücum etmek. Dil uzatmak. Kınamak.
Make away with : Yürütmek. Öldürmek. Yok etmek.
Carry off : Kazanmak. Kapıp götürmek. Öldürmek. Ölüme sebebiyet vermek. Ölümüne yol açmak. Kolayca ve başarılı bir biçimde yapmak. İletmek. Kolayca yapmak. Ölüme neden olmak. Hakkından gelmek.
Entrains : Eklemek. Trene yüklemek. Sürüklemek. İlave etmek. Trene binmek. Trene bindirmek. Katmak.
Aggressing : Tecavüz etmek. Taarruz etmek. Hücum etmek.
Carry away : Büyülemek. Coşturmak. Heyecanlandırmak. Sürüklemek. Ayartmak. Taşımak. Götürmek. Aparmak. Kendinden geçirmek.
Attacked : Hamle yapmak. Saldırıya uğramış. Tecavüz etmek. Tutulmak. Uğraşmak. Taarruz etmek. Çatmak. Saldırılmış. Koyulmak.
Run away with : Tüymek. Çalmak. Sıvışmak. Kaçmak. Alıp kaçmak. Kolayca kazanmak. Aşırmak. Kaçmak (aşığı ile). Yenmek.
Aggress : Taarruz etmek. Hücum etmek. Tecavüz etmek.
Take away : Paket yaptırıp götürmek. Elinden almak (bir hakkı). Ortadan kaldırmak. Almak. Kaldırmak. Uzaklaştırmak. Çekmek (desteği). Götürmek. Çalmak.
Come for synonyms : attacks, come after, carrying off, assaulted, aggressed, take off, beating up, carrying away, assaults, assail, assault, remove, bring away, sweep away, lead away, entrain, assailed, come at, pick off, aggresses, assailing, attack, beat up.

Bu kısımda Come for kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Come for ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Come for anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Come for ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.