Aggress türkçesi Aggress nedir

  • Taarruz etmek.
  • Saldırmak.
  • Tecavüz etmek.
  • Hücum etmek.

Aggress ile ilgili cümleler

English: Ali is aggressive, isn't he?
Turkish: Ali saldırgan, değil mi?

English: Ali is aggressive.
Turkish: Ali saldırgandır.

English: Ali is extremely aggressive.
Turkish: Ali son derece saldırgan.

English: Ali is an aggressive person.
Turkish: Ali saldırgan bir kişi.

English: Ali is pretty aggressive, isn't he?
Turkish: Ali oldukça saldırgan, değil mi?

Aggress ingilizcede ne demek, Aggress nerede nasıl kullanılır?

Aggressed : Tecavüz etmek. Saldırmak. Hücum etmek. Taarruz etmek.

Aggresses : Tecavüz etmek. Saldırmak. Taarruz etmek. Hücum etmek.

Aggressin : Agresin.

Aggressing : Tecavüz etmek. Hücum etmek. Taarruz etmek. Saldırmak.

Aggression : Saldırı. Hücum. Saldırma. Tecavüz. Canlılar arasında beslenme, çiftleşme, yuva alanını koruma gibi savunma, saldırı, korku ya da rekabet ile ilgili davranış. agregasyon. Taarruz. İhlal. Nedensiz kavga. Çatışma.

Aggressive marketing : Çok güçlü veya enerjik olan ürün promosyonu yapma tarzı. Agresif pazarlama.

Aggressions : İhlal. Saldırma. Hücum. Saldırganlık. Tecavüz. Taarruz. Saldırı.

Aggressivity : Saldırganlık. Agresivite.

Aggressive : Saldırıcı. Çamur. Atılgan. Saldırı ile ilgili. Saldırgan. Girişken. Kavgacı. Agresif. Tecavüzkar. Didişken.

 

Aggressiveness : Kışkırtılmamış bir şekilde saldırma eğilimi. Kemirgenlik. Ataklık. Saldırganlık. Güçlülük. Agresiflik. Cesaret.

İngilizce Aggress Türkçe anlamı, Aggress eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aggress ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Act : Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Yasa. Numara yapmak. Bir tiyatro yapıtında olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm. Görevini yapmak. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Eylem. Davranmak. Hareket etmek. Numarası yapmak.

Beat up : Çırpmak. Yenmek. Fena halde pataklamak. Tekme tokat girişmek. Pataklamak. Hırpalamak. Dövmek. Çalkalamak.

Encroach on : Yayılmak.

Storms : Fırtına gibi esmek. Kıyameti koparmak. Zorla girmek. Şiddetli esmek. Öfkelenmek.

Abuses : Kötü emellerine alet etmek. Taciz etmek. Kötüye kullanmak. Suistimal etmek. Küfretmek. Kötü davranmak.

Check : Emanete bırakmak. Karşılaştırmak. Kısmak. Bagaja vermek (bavulu). Çek. Karelerle kaplamak. Bir kişinin, bir banka ya da başkası üzerinde bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir çek karnesi bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belge, ödeme buyruğu. Çek yazmak. Tutmak. Denetleme yapmak.

Assail : Dil uzatmak. Sözlerle ya da yumruklarla saldırmak. İşe girişmek. Kınamak.

Assaulted : Irza geçmek. Saldırılmış.

 

Attacks : Girişmek. Koyulmak. Eleştirmek. Uğraşmak. Çatmak. Aşındırmak.

Aggress synonyms : aggressing, break into, encroach, thrust into, abusing, attack, abuse, assailed, storming, harass, storm, assaults, stormed, assailing, beating up, aggresses, move, tackle, aggressed, set upon, attacked, assault, set at, pin, assails, fork.

Aggress zıt anlamlı kelimeler, Aggress kelime anlamı

Refrain : Sakınmak. Frenlemek. Kendini tutmak. Kaçınmak. Nakarat. Çekinmek. Alıkoymak. Geri durmak.

Aggress ingilizce tanımı, definition of Aggress

Aggress kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To commit the first act of hostility or offense. To make an attack. To attack. To begin a quarrel or controversy. With on. To set upon. Aggression.