Entreated türkçesi Entreated nedir

  • Davranılmış.
  • Üstelemek.
  • Niyaz etmiş.
  • İşlemden geçirmiş.
  • Yakarmış.
  • Rica etmek.
  • Muamele edilmiş.
  • Tahlil edilmiş.
  • Yalvarmak.
  • Kimyevi etkiye maruz bırakılmış.
  • Konu edilmiş.
  • Rica etmiş.
  • İkram edilmiş.

Entreated ingilizcede ne demek, Entreated nerede nasıl kullanılır?

Entreated him : Ona yalvarma. İçtenlikle ondan rica etme.

Entreat for : Niyaz etmek.

Entreat : Eteğine sarılmak. Üstelemek. Rica etmek. Yalvarmak. Israr etmek. Yakarmak. Dilemek.

Entreaties : Niyaz. Rica. Üsteleme. Yakarı. Yalvarış. Yakarış. Dilek. Yalvarma.

Entreating : Yalvarmak. Muamele etme. Konu etme. Yakarma. Tahlil etme. Niyaz etme. Üstelemek. Kimyevi etkiye maruz bırakma. Davranma. Tedavi etme.

Entre nous : Söz aramızda.

Entreatment : Yalvarıp yakarma. Yakarma eylemi. Rica etme fiili. Yalvarma eylemi.

Entreats : Üstelemek. Rica etmek. Yakarmak. Eteğine sarılmak. Dilemek. Yalvarmak. Israr etmek.

Entrechat : Çırparak zıplama. Balede bacakları çapraz duruma getirme. (bale) dansçının havada iken ayaklarını çapraz yaparak birkaç kez topuklarını birbirine dokundurduğu sıçrayış. İki ayakla zıplayıp tek ayakla düşme hareketi. bu hareketin çeşitli biçimleri vardır. Sıçrama. Ayakları birbirine vurarak zıplama.

Entreatingly : Yalvararak.

İngilizce Entreated Türkçe anlamı, Entreated eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Entreated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ask for : Aramak. İstemek. Talep etmek. Dilemek.

Conjured : Büyü yoluyla çağırmak (ruh vb). Büyü ile çağırmak. Sihirle çıkarmak. Ruh çağırmak. Yolunu bulmak. Hokkabazlık yapmak. Afsunlamak. Büyülemek.

Ask out : Birisini dışarıya yemeğe vb. davet etmek. Çıkma teklif etmek. Bir yere davet etmek. Birini çıkmaya davet etmek. Çıkma teklifinde bulunmak. Davet etmek.

Asks : Sormak. Çağırmak. Davet etmek. Aranmak. Hak etmek. Dilemek. Soru sormak. Kaşınmak. Talep etmek.

Entreats : Yakarmak. Dilemek. Eteğine sarılmak. Israr etmek.

Begs : Sadaka istemek. Dilenmek. Mendil açmak. İstirhamda bulunmak. Arka ayakları üzerinde durmak. İstemek. Sustaya kalkmak. Sakınmak.

Entreat : Israr etmek. Yakarmak. Dilemek. Eteğine sarılmak.

People : Halk. Aile. Kimse. Kodak üyeleri. Ulus. Kalabalık. Milletler. Kişi. Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: anadolu halkı gibi). İnsan yerleştirmek.

Ask : Kaşınmak. Çağırmak. Davet etmek. Dilemek. Talep etmek. Aranmak. Hak etmek. Soru sormak. Sormak.

Persevered : Azmetmek. Direşmek. Direnmek. İnat etmek. Sebat etmek. Bekinmek. Devam etmek. Tahammül etmek. Sonuna kadar direnmek.

 

Entreated synonyms : burnt, adjuring, appeal, besought, insists, doped, proofed, perseveres, activated, persevere, entreating, burned, begged, appealed, badgers, fumed, beseeched, beg, come down, insist, adjure, beseech, aerated, adjures, come down on, beseeches, badgered, adjured, badger, insisted, dwell on, conjure, appeals.

Entreated zıt anlamlı kelimeler, Entreated kelime anlamı

Unprocessed : İşlenmemiş. İşleme tabi tutulmamış. İşleme konulmamış. Geliştirilmemiş.

Untreated : Arıtılmamış. İşlenmemiş. Ham. Müdahale edilmemiş. Tedavi edilmemiş. Tedavi edilmeyen. İyileştirilmemiş. Bakımı yapılmamış.