Enunciations türkçesi Enunciations nedir

Enunciations ingilizcede ne demek, Enunciations nerede nasıl kullanılır?

Denunciations : İtham. Kaldırılacağını duyurma (anlaşmanın). Kötü taraflarını açığa vurma (insan veya davranış vb'nin). İhbar. Kınanma. Suçlama. Kınama. Alenen suçlama. Zararlı taraflarını açığa vurma (insan veya davranış vb'nin). Ele verme.

Renunciations : El çekme. Bırakma. Feragat. Terketme. Ret. Tanımama. Vazgeçme.

Enunciation : Sözceleme. Enünsiyasyon. Telaffuz. İleri sürme. İfade. İlan. İhbar.

Denunciation : İhbar. Zararlı taraflarını açığa vurma (insan veya davranış vb'nin). İtham. Alenen suçlama. Suçlama. Kınanma. Kınama. Kaldırılacağını duyurma (anlaşmanın). Ele verme. Kötü taraflarını açığa vurma (insan veya davranış vb'nin).

Letter of renunciation : Feragat mektubu.

Renunciation : Ret. Feragat. El çekme. Vazgeçme. Bırakma. Tanımama. Cayma. Terketme. Verilmiş bir sözden, yapılmış bir anlaşmadan vazgeçme.

Enunciative : İfade edici. Belirtici.

Enunciate : Düşünceleri açıkça belirtmek. İlan etmek. Kesin ifade etmek. Düşünce belli etmek. Telaffuz etmek. İleri sürmek. Düşüncelerini açıkça belirtmek. Bildirmek. Kesinlikle ifade etmek. Tellaffuz etmek.

 

Enunciates : Kesinlikle ifade etmek. İddia etmek. İlan etmek. Bildirmek. Tellaffuz etmek. Düşüncelerini açıkça belirtmek. Kesin ifade etmek. İleri sürmek. Düşünce belli etmek. Telaffuz etmek.

Enunciating : İlan etmek. İddia etmek. Bildirmek. Söylemek. Kesinlikle ifade etmek. Telaffuz etme. İleri sürmek.

İngilizce Enunciations Türkçe anlamı, Enunciations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enunciations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dictions : Söyleyiş. Diksiyon. Söyleyiş şekli. Söyleyim. Sözcük seçimi. Sözcükleri kullanma şekli.

Depositions : Tahttan indirme. Depozito verme. Bırakma (tortu). Tortu tabakası. Tortu. Yeminli ifade verme. Tanıklık etme. Görevden alma. Emanet etme.

Advert : Değinmek. Zikretmek. Dokundurmak. Duyuru (ingiliz ingilizcesi). İlan (ingiliz ingilizcesi). Bahsetmek. Reklam. Reklam (ingiliz ingilizcesi). İma.

Tirade : Ver yansın etme. Oyun kişilerinin uzun soluklu konuşmalarına verilen ad. Uzun ve sıkıcı konuşma. Sert konuşma. Veryansın etme. Verip veriştirme. Nutuk. Atıp tutma. Uzun sıkıcı konuşma. Uzun azar.

Avow : Açıkça söylemek. Kabul etme. Kabul. Beyan etmek. İtiraf. İkrar. İtiraf etme. İtiraf etmek. Kabul ve teyit etmek.

Diction : Söz söylerken düşünceleri ve duyguları doğru, uygun bir biçimde anlatma sanatı. sesin uyumunu, söyleyişi, hareketi, mimiği ve alınması gereken tavırları yerinde ve güzel kullanarak sağlama sanatı. Sözcük seçimi. Diksiyon. Söyleyiş şekli. Söyleyim. Sözcükleri kullanma şekli. Söyleyiş. Güzel konuşma.

Annunciations : Bildiri. Haber. Haber verme. Duyuru. İhbar. Tebliğ. Bildirme.

 

Mention : Bahsetmek. Mansiyon. Söz etme. Anmak. Söz konusu etmek. -den söz etmek. Söz etmek. İma.

Enunciation : İhbar.

Excoriation : Derisini yüzme. Deri sıyırma. Eleştirme. Suçlama. Derisi sıyrılma. Deriyi sıyırma. Şiddetle suçlama. Sıyrık. Ekskorasyon.

Enunciations synonyms : affirmation, allegation, dixit, annunciation, avows, adverted, disclaimer, advertisement, advertizement, expressing, induction, speech act, rejection, fulmination, curse, articulations, expose, declaration, disownment, allegations, evidence, ad, denouncement, adverting, adverts, condemnation, advertisements, deposition, the profession, advertising, pronunciation, repudiation, connotations.

Enunciations zıt anlamlı kelimeler, Enunciations kelime anlamı

Acceptance : Onama. Üstlenme. Akseptans. Uygun bulunma. Teslim alınma. Onaylama. İcabet. Razı olma. Ödeğin taşıyanınca ilgilisine gösterilmesinde parasını önelinde ödemeği kabullendiğini ödek üstüne bir yazı yazmak suretiyle yapılan yüklenim. Alınma.