Denunciation türkçesi Denunciation nedir

  • Kınama.
  • Kaldırılacağını duyurma (anlaşmanın).
  • Ele verme.
  • Suçlama.
  • İtham.
  • Alenen suçlama.
  • İhbar.
  • Kınanma.
  • Zararlı taraflarını açığa vurma (insan veya davranış vb'nin).
  • Kötü taraflarını açığa vurma (insan veya davranış vb'nin).

Denunciation ingilizcede ne demek, Denunciation nerede nasıl kullanılır?

Denunciations : Kaldırılacağını duyurma (anlaşmanın). Kınanma. İtham. Kınama. Alenen suçlama. Suçlama. Zararlı taraflarını açığa vurma (insan veya davranış vb'nin). Kötü taraflarını açığa vurma (insan veya davranış vb'nin). Ele verme. İhbar.

Denunciative : İhbar kabilinden. İtham edici. Kötüleyen biçimde olan. Telin eden. Kınayan nitelikte. Ayıplayan nitelikli. Hücum edici. Yeren.

Denunciate : Yermek. Kınamak. Kötülemek. Açıklamak. Suç duyurusunda bulunmak. Ayıplamak. Telin etmek.

Denunciator : İhbarcı. İspiyoncu. Muhbir.

Denunciatory : Gammazlayıcı. Suçlayıcı. Küçük düşürücü. İtham edici.

İngilizce Denunciation Türkçe anlamı, Denunciation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Denunciation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Incrimination : Suç isnadı.

Complaints : Sitem. İftira. Şikayetler. Şikayet sebebi. Rahatsızlık. Şikayet. Dert. Ağlayıp sızlanma. Yakınma.

 

Censure : Cezalandırmak. Tenkit etmek. Kınamak. Suçlamak. Azar. Sertçe eleştirmek. Tektir etmek. Eleştirmek. Tekdir.

Speech act : Söz edimi. Sözeylem. Söz eylemi. Belirli bir ifadede bulunma faaliyeti (örneğin bir evlenme teklifi tehdit etme vs). (dilbilim) konuşma işi.

Blame : Suçu birinin üstüne atmak. Sorumluluk. Kınamak. Suç. Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu. Kabahat. Ayıplamak. Suçlamak. Sorumlu tutmak.

Animadvert : Tenkit. Tenkit etmek. Eleştirmek. Sitem. Çekiştirmek. Eleştiri. Eleştiri yapmak.

Delation : Delasyon. İspiyon etme. Polinükleotid iplikçik (dna) üzerindeki normal baz sıraları arasından bir baz çiftinin çıkması. Şikayet. İhbar etme. Gammazlama.

Complaint : Hastalık. Dert. Karşıtlama. Sitem. Rahatsızlık. İftira. Şikayet. İsnat. Şikayet sebebi.

Impeachments : Mahkemeye verme. Kabul etmeme. Şüphe. Memurun itham edilmesi. Kuşku. Görevi kötüye kullanma suçlaması.

Censorship : Sanat, yazın yapıtlarının yayımından önce denetlenmesi. Sansür işleri. Yayından kaldırma. Sansür. Denetim. Denetleme. Sıkıdenetim. Sansürcülük. Sansür kurulu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Denunciation synonyms : animadversions, charge, notice, fulmination, censured, notification, denouncements, informing, betrayals, admonishments, tirade, annunciation, accusations, conveyances, bill of indictment, enunciation, execration, philippic, curse, betrayal, broadside, diatribe, charging, imputation, accusal, accusing, impeachment, blaming, annunciations, announcement, sellouts, sellout, damnation.

Denunciation ingilizce tanımı, definition of Denunciation

Denunciation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Proclamation. A publishing. Announcement.